ICC HAKEM KARARLARININ TÜRKİYE’DE TANINMASI VE TENFİZİ

Türk hukukunda tahkim ile ilgili bir sürü düzenleme yapılmıştır. MÖHUK’un ilgili maddeleri, Milletlerarası Tahkim Kanunu ve HMK hükümlerinde tahkime değinilmiş ayrıca Türkiye New York Konvansiyonu’nu da imzalamıştır. Ülkeler ile yaptığı sözleşmelerde de tahkime değinilmiştir.

Türkiye tahkim konusunda yapmış olduğu yasal düzenlemeler ve taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerle bu alanda Avrupa ülkeleriyle aynı konumda olduğu açıktır. Fakat hakem kararlarının tanınması ve tenfizi açısından Türkiye bu ülkelerin gerisinde kalmıştır. Yargılamaların uzun sürmesi ve kamu düzenine aykırılığın gereksiz ve geniş yorumlanması Türkiye’nin ICC hakem kararlarının tanınmasını ve tenfizini olumsuz etkilemektedir.

ICC Tahkim kurallarına göre, hakemlerin vermiş olduğu kararlar imzalanmadan önce ICC Milletlerarası Tahkim Mahkemesi’ne sunulmakta bu mahkeme esas bakımdan kararı incelemeden şekil bakımından değişiklikler yapabilmektedir. Şekil bakımından onaylanan kararlar Sekreterliğe verilmekte Sekreterlik imzalı kararı taraflara tebliğ etmektedir.

ICC hakem kararlarına karşı, 30 gün içinde maddî hataların düzeltilmesi veya kararın yorumlanması için başvuru yapılır. Bu başvuru Sekreterliğe yapılır. Başvuru hakem mahkemesine iletilir. Hakem mahkemesi, 30 günden fazla olmamak üzere diğer tarafa konuyla ilgili görüşlerini bildirmesi için süre verir. Hakem mahkemesi, karardaki maddî hataların düzeltilmesine veya kararın açıklanmasına karar verirse, hazırladığı kararı taslak olarak ICC Milletlerarası Tahkim Mahkemesine gönderir. Bu karar esas kararın eki olarak yazılır.

Türk hukukunda milli hakem kararlarının icrası MTK ve HMK’de düzenlenmiş olup bu kararların uygulanması için usulüne uygun kesinleşmesi yeterlidir. Yabancı hakem kurallarının Türkiye’de uygulanması için ise tanınması ve tenfizi şarttır.

Türk hukukunda yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi MÖHUK ile düzenlenmiştir. Ancak Türkiye New York Sözleşmesi’ni de imzaladığından hakem kararlarının tenfizinde bu sözleşmede uygulanacaktır. Yine de New York Sözleşmesi’nde tenfiz davalarındaki usul hakkında herhangi bir düzenleme yoktur.

New York Sözleşmesi’nde düzenlenen tanıma ve tenfiz şartlarına bakıldığında;

  • Mevcut ve geçerli bir tahkim anlaşması olması
  • Savunma hakkı ihlal edilmemiş olması
  • Hakemlerin kendilerine verilen yetkileri aşmamış olması
  • Hakemlikte uygulanacak usule aykırı bir durum olmaması
  • Hakem kararlarının bağlayıcı olması ve bu kararların iptal edilmemiş olması
  • Uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olması
  • Hakem kararlarının kamu düzenine aykırı olmaması

gerekmektedir. MÖHUK md. 62’de bu şartlara paralel şekilde oluşturulmuştur.

Türk hukukunda kamu düzenine aykırılık tahkim kurallarında geniş yorumlanmaktadır. Bu durum Türkiye’yi tahkim kurallarını uygulamakta yabancı ülkelere kötü göstermektedir. Yargıtay’ın “Keban Barajı Kararı” kamu düzenine aykırılık nedeniyle hakem kararının tenfizini reddettiği bir karardır. Bu karar özellikle yabancı ülkeler nezdinde Türkiye’nin tahkim kurallarını uygulamasında yanlış davrandığını düşündürmüştür. Yargıtay daha sonraları bu düşüncesini değiştirmiş olsa da kötü bir etki bırakmıştır.

Taraflar hakemlerin uygulayacağı hukuku seçmekte özgürdürler. Ancak tahkim sözleşmelerinde “yürürlükteki Türk hukuku uygulanacaktır” cümlesi yer alması durumunda burada bahsedilen hukuk maddi hukuktur. Bu konu Yargıtay açısından da tartışmalı bir konudur.

Hangi uyuşmazlıklar için tahkime vurulacağı MTK, MÖHUK ve HMK’nın çeşitli hükümlerinde yer almaktadır. Hakem kararına konu olan uyuşmazlık, Türk kanunlarına göre tahkim yoluyla çözülmeye elverişli değilse tanıma ve tenfiz yapılamayacaktır.

Hakem kararlarının kısmen tenfizi de mümkündür.

Hakem kararlarına karşı temyiz yolu kabul edilmemekle birlikte bu kararlara karşı iptal yolu açıktır. Hakem kararına karşı iptal davası açılması, kararın icrasını durdurmaktadır. MTK md.15’de kararın iptalini gerektirecek haller sayılmıştır. İptal kararı sonucu verilen karara karşı temyiz yolu açıktır.

Hakem kararlarının tanınması ve tenfizi davası Türkiye’de çok uzun sürdüğünden dava sonuçlanmadan borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı dava temyiz aşamasındayken ihtiyati haciz talep edilebilmektedir.

Yargıtay’ın eskiden vermiş olduğu kararlar tahkim kararlarının tanınması ve tenfizi davalarında Türkiye’yi yabancı ülkelere karşı başarısız göstermiş olsa da yeni kararları ile birlikte tahkim kararlarının uygulanması taraftarı olduğunu göstermeye başlamıştır.

Telefon Et
Mail At