Derneklerin, dernek şube veya temsilciliklerinin, federasyonların, konfederasyonların ve yabancı dernekler ile merkezleri yurt dışında bulunan dernek ve vakıf dışındaki kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye'deki şube veya temsilciliklerinin yasak ve izne tâbi faaliyetlerinin, yükümlülüklerinin, denetimlerinin ve uygulanacak cezalar ile derneklere ilişkin diğer hususları düzenlemek amacıyla 5253 sayılı Dernekler Kanunu 23/11/2004 tarihinde yayımlanmıştır.

Kanunun ikinci maddesinde derneğin tanımı yapılmış, “Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları” olduğu belirtilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun madde 56 ile 100 arasında derneklere ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.

TMK madde 56’da dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olarak tanımlanmış, hukuka ve ahlaka aykırı amaçla dernek kurulamayacağı belirtilmiştir.

Dernek kuruluşu herhangi bir izne tabi değildir. Fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler kanunun öngördüğü diğer şartları sağlayarak herhangi bir kurumdan izin almaksızın dernek kurabilirler.

Türk Silâhlı Kuvvetleri ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri hakkında özel kanunlarında getirilen kısıtlamalar saklıdır.

On beş yaşını bitiren ayırt etme gücüne sahip küçükler; toplumsal, ruhsal, ahlakî, bedensel ve zihinsel yetenekleri ile spor, eğitim ve öğretim haklarını, sosyal ve kültürel varlıklarını, aile yapısını ve özel yaşantılarını korumak ve geliştirmek amacıyla yasal temsilcilerinin yazılı izni ile çocuk dernekleri kurabilir veya kurulmuş çocuk derneklerine üye olabilirler. On iki yaşını bitiren küçükler yasal temsilcilerinin izni ile çocuk derneklerine üye olabilirler ancak yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar.

Çocuk derneklerine on sekiz yaşından büyüklerin üye olması ya da kurucu olması yasaklanmıştır.

5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun dördüncü maddesinde her derneğin tüzüğünün olacağı ve bu tüzükte yer alması gereken zorunlu hususlar on iki alt bent  şeklinde belirtilmiştir.

*Türkiye’de kurulmuş bir dernek yurtdışında faaliyet gösterebilir  ya da şube açabilir mi?

Bir dernek sadece tüzüğünde belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uluslararası faaliyette bulunabilir, yurtdışında temsilcilik veya şube açabilir, yurtdışında dernek veya üst kuruluş kurabilir ya da kurulmuş olan dernek veya üst kuruluşa üye olabilir.

*Yabancı bir dernek Türkiye’de faaliyette bulunabilir mi? Yabancı derneğin Türkiye’de şube ya da temsilcilik açması mümkün müdür?

Yabancı bir dernek ancak Dışişleri Bakanlığı’nın görüşü ve İçişleri Bakanlığı’nın izni ile Türkiye’de faaliyette ya da işbirliğinde bulunabilir, temsilcilik veya şube açabilir, dernek veya üst kuruluş kurabilir, kurulmuş olan dernek veya üst kuruluşa üye olabilir,

*Tüzel kişiler dernek üyesi olabilir mi? Dernek üyesi olmaları halinde tüzel kişilik dernekte nasıl temsil edilir?

Kanunun altıncı maddesinde tüzel kişilerin de derneklere üye olabileceği ve tüzel kişilik adına yönetim kurulu başkanı ya da tüzel kişiyi temsile görevlendirilmiş kişinin oy kullanacağı belirtilmiştir.

*Federasyon kurulması için kaç adet derneğin bir araya gelmesi gerekir?

Federasyon kanunda üst kuruluş olarak tanımlanmıştır. En az beş derneğin bir araya gelmesiyle kurulur ve şubesi olmaz.

*Konfederasyon kurulması için en az kaç federasyonun bir araya gelmesi gerekir?

Konfederasyon kanunda üst kuruluş olarak tanımlanmıştır. En az üç federasyonun bir araya gelmesiyle kurulur ve şubesi olmaz.

Derneğin şubesi ile temsilciliği arasındaki farklar nelerdir?

Dernek faaliyetlerinin yürütülebilmesi için bir derneğe bağlı olarak açılan, tüzel kişiliği olmayan ve bünyesinde organları bulunan alt birim şubedir. Temsilcilik ise dernek faaliyetlerinin yürütülebilmesi için bir derneğe bağlı olarak açılan, tüzel kişiliği ve bünyesinde organları bulunmayan alt birimdir.

Derneğin şubesinin olup olmayacağının mutlaka tüzüğünde belirtilmiş olması gerekir. Keza şubelerin nasıl idare edileceği, genel kuruldaki temsil yetkileri de tüzükte belirlenir.

Şube genel kurulları olağan toplantılarını merkez genel kurulu toplantısından en az iki ay önce bitirmek zorundadırlar. Temsilcilik ise bünyesinde organları olmayan bir alt birim olduğundan genel kurul yapmaz.

Dernekler, gerekli gördükleri yerlerde dernek faaliyetlerini yürütmek amacıyla temsilcilik açabilirler. Temsilcilikler, şube veya dernek genel kurullarında temsil edilmezler. Şubeler temsilcilik açamazlar. Temsilciliğin adresi, yönetim kurulu kararıyla temsilci olarak görevlendirilen kişi veya kişiler tarafından o yerin mülkî idare amirliğine yazılı olarak bildirilir.

*Dernek tüzüğünde yer alması zorunlu unsurlar nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nun madde 57’de her derneğin bir tüzüğünün olacağı, tüzüğün kanunun emredici hükümlerine aykırı olamayacağı, tüzükte düzenlenmemiş konularda kanun maddelerinin uygulanacağı, tüzükte derneğin adının, amacının, gelir kaynaklarının, üyelik koşullarının, organları ve örgütünün, geçici yönetim kurulunun gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.

5253 sayılı Dernekler Kanunu’nda ise dördüncü maddede tüzükte yer alması gereken zorunlu hususlar tek tek ve Medeni Kanunumuzdaki düzenlemeden ayrıca başka hususlar da eklenerek sayılmıştır.

Dernek tüzüğü Madde 4- Her derneğin bir tüzüğü bulunur. Bu tüzükte aşağıda gösterilen hususların belirtilmesi zorunludur:

Derneğin adı ve merkezi.

Derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek için dernekçe sürdürülecek çalışma konuları ve çalışma biçimleri ile faaliyet alanı.

Derneğe üye olma ve üyelikten çıkmanın şart ve şekilleri.

Genel kurulun toplanma şekli ve zamanı.

Genel kurulun görevleri, yetkileri, oy kullanma ve karar alma usul ve şekilleri.

Yönetim ve denetim kurullarının görev ve yetkileri, ne suretle seçileceği, asıl ve yedek üye sayısı.

Derneğin şubesinin bulunup bulunmayacağı, bulunacak ise şubelerin nasıl kurulacağı, görev ve yetkileri ile dernek genel kurulunda nasıl temsil edileceği.

Üyelerin ödeyecekleri giriş ve yıllık aidat miktarının belirlenme şekli.

Derneğin borçlanma usulleri.

Derneğin iç denetim şekilleri.

Tüzüğün ne şekilde değiştirileceği.

Derneğin feshi halinde mal varlığının tasfiye şekli.

*Dernek nasıl kurulur?

Derneğin zorunlu 7 adet kurucusu tarafından hazırlanmış ve imzalanmış dernek tüzüğü ile yönetmelikte belirtilen diğer ekler derneğin merkezinin bulunduğu yerin mülki idare amirine verilir ve dernek bu belgelerin verilmesiyle tüzel kişilik kazanmış olur. Çocuk derneklerinde çocuklarının yasal temsilcilerinin izinlerinin de eklenmesi zorunludur.

Mülki idare amirlik tarafından başvuru sahiplerine başvurunun saati ve tarihi belirtilmek suretiyle yönetmelik ekinde belirlenen alındı belgesi verildikten sonra derneğin dernekler kütüğüne kayıt işlemi tamamlanır. Türk Medeni Kanunumuzda ise dernekler kütüğüne kayıt zamanı mülki idare amir tarafından yapılacak inceleme sonucunda eksiklik ya da kanuna aykırılık bulunmadığının tespitinden sonrası olarak belirtilmiştir.(TMK madde 60/f.3)

Derneğin kurulduğu ilçede ilçe müdürünün başvuru ve eklerini yedi gün içinde il müdürlüğüne göndermesi zorunludur.

Mülki idare amiri kuruluş bildirimi ve diğer belgelerin doğruluğunu bizzat ya da dernekler birimini görevlendirerek 60 gün içinde incelemekle yükümlüdür. İnceleme sonucunda kanuna aykırılık ya da noksanlık tespit edilirse yazılı olarak bildirilir. Bu eksiklik ya da aykırılığın tebliğden itibaren 30 gün içinde düzeltilmemesi halinde mülki idare amiri, yetkili asliye hukuk mahkemesinde derneğin feshi hakkında davanın açılması için durumu Cumhuriyet Savcılığına bildirir. TMK madde 60/f.2’de bu durumda Cumhuriyet Savcısının ayrıca mahkemeden derneğin faaliyetinin durdurulmasını da talep edebileceği belirtilmiştir. İnceleme neticesinde eksiklik ya da aykırılık bulunmaması halinde mülki idare amiri tarafından yine ilgili derneğin geçici yönetim kurulu başkanlığına inceleme sonucu bildirilir.

*Derneğin ilk Genel Kurul toplantısı ne zaman yapılmalıdır?

Türk Medeni Kanunumuzun 62. maddesi gereği derneğin ilk genel kurulunun kuruluştan itibaren 6 ay içinde yapılması zorunludur.

Genel Kurul toplantısı 6 ay içinde yapılmalı ve zorunlu organlar oluşturulmalıdır.

*Derneğe nasıl üye olunur?

Derneğe üye olmak için yazılı olarak başvuru yapılması esastır. Ancak hiç kimse derneğe üye olmaya zorlanamayacağı gibi hiçbir dernek de başvuruyu kabul etmeye zorlanamaz.

Çocuk derneklerine ilişkin hüküm saklı kalmak kaydıyla, derneklere üye olabilmek için fiil ehliyetine sahip olmak şarttır.

Gerçek kişiler dernek üyesi olabileceği gibi tüzel kişilerin de dernek üyesi olma hakkı vardır. Ancak tüzel kişinin yetkili temsilcisi tüzel kişi adına üyelik işlemlerini yerine getirecek, temsil edecektir.

Derneğe yazılı olarak yapılan üyelik başvurusunu derneğin yönetim kurulunun başvurudan itibaren 30 gün içinde incelemesi ve üyeliğe kabul hakkında bir karar vermesi zorunludur.

Yönetim kurulu verdiği kararı kişiye yazılı olarak bildirmek zorundadır.

Başvuran kişinin başvurusu uygun görüldü ise üye defterine kaydedilir.

*Dernek üyeliğinden nasıl çıkılır?

Kural olarak dernek üyeliği için kanunda veya tüzükte aranan şartların kaybedilmesi halinde dernek üyeliği kendiliğinden sona erer.

Dernek üyeliğini sürdürmek istemeyen her üye yazılı olarak bildirimde bulunmak şartıyla dernek üyeliğine son verebilir.

*Dernek üyeliğinden çıkarılmanın şartları nelerdir?

Dernek tüzüğünde üyelikten çıkarılma koşulları belirlenebilir. Belirlenen şartlar dolayısıyla üyelikten çıkarılma halinde çıkarılan kişinin bu sebeplerin haklı olmadığına itiraz etmeye hakkı yoktur.

Ancak dernek tüzüğünde çıkarılma sebepleri belirlenmemişse üye ancak haklı sebeple çıkarılabilir. Bu çıkarma kararına, haklı sebep bulunmadığı ileri sürülerek itiraz edilebilir.

*Genel kurul toplantılarında bir üyenin birden fazla üyeyi temsil etmesi mümkün müdür?

Mümkün değildir. Her üyenin sadece bir oy hakkı vardır ve oyunu şahsen kullanmak zorundadır.

*Olağan Genel Kurul toplantısı ne zaman yapılmalıdır?

Genel kurulun toplanma şekli ve zamanı tüzükte gösterilir. Kanunen en geç üç yılda bir yapılması zorunludur.

*Olağanüstü Genel Kurul toplantısı yapılması için aranan şartlar nelerdir?        

Genel kurul, yönetim veya denetim kurulu gerekli görür ise olağanüstü toplantı yapılması gerekir.

Ayrıca üyelerin beşte bir çoğunluğunun yazılı talebi üzerine de olağanüstü genel kurul toplantısı yapılır.

*Genel Kurulun görev ve yetkileri nelerdir?

Genel Kurulun görev ve yetkileri tüzükte gösterilir.

“Dernek yönetim ve denetim kurullarının kamu görevlisi olmayan başkan ve üyelerine ücret verilebilir. Verilecek ücret ile her türlü ödenek, yolluk ve tazminatlar genel kurul tarafından tespit olunur.

Dernek hizmetleri için görevlendirilecek üyelere verilecek gündelik ve yolluk miktarları genel kurul tarafından tespit olunur.” 5253 s. Kanun md 13

Derneğin feshine karar verme yetkisi genel kuruldadır.

Yönetim kuruluna taşınmaz mal alım satımı konusunda yetki verme yetkisi genel kurula aittir.

Genel kurul, üyeliğe kabul ve üyelikten çıkarma hakkında son kararı verir; dernek organlarını seçer ve derneğin diğer bir organına verilmemiş olan işleri görür. Genel kurul, derneğin diğer organlarını denetler ve onları haklı sebeplerle her zaman görevden alabilir.

*Dernekler Kanununda Yönetim Kuruluna ilişkin hükümler nelerdir?

En az beş asil ve beş yedek üyeden oluşması zorunlu olan Yönetim Kurulu derneğin yürütme ve temsil organıdır; bu görevini kanuna ve dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirir.

Temsil görevi, yönetim kurulunca, üyelerden birine veya bir üçüncü kişiye verilebilir.

Derneklerin organlarının seçimi ve işleyişi derneğin tüzüğü ile belirlenir. Dolayısıyla Dernekler Kanunumuzda Türk Ticaret Kanunumuzun anonim şirket yönetim kuruluna  ilişkin düzenlemeleri gibi ayrıntılı düzenlemeler yer almamaktadır.

Ancak Dernekler Kanunu’nda genel kurulu izleyen 30 gün içinde yönetim ve denetim kurulunu mülki idare amirine bildirme yükümlülüğü, iç denetimin yönetim kurulu ile de yapılabileceği, denetim kurulunun yılda en az bir kez hazırlayacağı denetim raporunu yönetim kuruluna sunacağı, dernek gelirlerinin toplanmasında kullanılacak alındı belgelerinin bastırılması, dernek gelirlerini toplayacak kişilerin belirlenmesi ve bu kişilere yetki verilmesi, ücretli çalışanların işe alınması, genel kurulda karar alınmak şartıyla taşınmaz mal alım satımı, temsilci belirlenmesi iş ve işlemlerinin yönetim kurulu tarafından yapılacağı belirlenmiştir.

Genel kurul toplantısı ve organlara seçilenlerin idareye bildirilmesi Madde 23- Dernekler, genel kurulu izleyen otuz gün içinde, yönetim kurulu ve denetim kurulu ile derneğin diğer organlarına seçilen asıl ve yedek üyeleri mülkî idare amirliğine bildirmekle yükümlüdür. Dernek organlarında ve yerleşim yerinde meydana gelen değişiklikler de aynı usule tâbidir. Genel kurul sonuç bildiriminin şekli, içeriği ve gerekli belgeler yönetmelikte düzenlenir.

İç denetim Madde 9- Derneklerde iç denetim esastır. Genel kurul, yönetim kurulu veya denetim kurulu tarafından iç denetim yapılabileceği gibi, bağımsız denetim kuruluşlarına da denetim yaptırılabilir. Genel kurul, yönetim kurulu veya bağımsız denetim kuruluşlarınca denetim yapılmış olması, denetim kurulunun yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Denetim kurulu; derneğin, tüzüğünde gösterilen amaç ve amacın gerçekleştirilmesi için sürdürüleceği belirtilen çalışma konuları doğrultusunda faaliyet gösterip göstermediğini, defter, hesap ve kayıtların mevzuata ve dernek tüzüğüne uygun olarak tutulup tutulmadığını, dernek tüzüğünde tespit edilen esas ve usullere göre ve bir yılı geçmeyen aralıklarla denetler ve denetim sonuçlarını bir rapor halinde yönetim kuruluna ve toplandığında genel kurula sunar.

Denetim kurulu üyelerinin istemi üzerine, her türlü bilgi, belge ve kayıtların, dernek yetkilileri tarafından gösterilmesi veya verilmesi, yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme isteğinin yerine getirilmesi zorunludur.

Gelir ve giderlerde usul ile dernek defterleri Madde 11- Dernek gelirleri alındı belgesi ile toplanır ve giderler harcama belgesi ile yapılır. Dernek gelirlerinin bankalar aracılığı ile toplanması halinde banka tarafından düzenlenen dekont veya hesap özeti gibi belgeler alındı belgesi yerine geçer. Alındı belgeleri ve harcama belgelerinin saklama süresi beş yıldır. Dernek gelirlerinin toplanmasında kullanılacak alındı belgeleri yönetim kurulu kararı ile bastırılır. Alındı belgelerinin şekli, bastırılması, onaylanması ve kullanılması ile dernek gelirlerinin toplanmasında kullanılacak yetki belgesine ilişkin hususlar yönetmelikte düzenlenir.

Dernek gelirlerini toplayacak kişiler yönetim kurulu kararıyla belirlenir ve bunlar adına yetki belgesi düzenlenir.

Dernekler tarafından tutulacak defter ve kayıtlar ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikte düzenlenir. Bu defterlerin dernekler biriminden ya da noterden onaylı olması zorunludur.

Dernek görevlileri ve ücretleri Madde 13- (…)(1) dernek hizmetleri gönüllüler veya yönetim kurulu kararı ile göreve başlatılan ücretliler aracılığıyla yürütülür. Dernek yönetim ve denetim kurullarının kamu görevlisi olmayan başkan ve üyelerine ücret verilebilir. Verilecek ücret ile her türlü ödenek, yolluk ve tazminatlar genel kurul  tarafından tespit olunur. Yönetim ve denetim kurulu üyeleri dışındaki üyelere ücret, huzur hakkı veya başka bir ad altında herhangi bir karşılık ödenemez.

Dernek hizmetleri için görevlendirilecek üyelere verilecek gündelik ve yolluk miktarları genel kurul tarafından tespit olunur.

Taşınmaz mal edinme Madde 22- Dernekler genel kurullarının yetki vermesi üzerine yönetim kurulu kararıyla taşınmaz mal satın alabilir veya taşınmaz mallarını satabilirler. Dernekler edindikleri taşınmazları, tapuya tescilinden itibaren bir ay içinde mülkî idare amirliğine bildirmekle yükümlüdürler.

Temsilcilik Madde 24- Dernekler, gerekli gördükleri yerlerde dernek faaliyetlerini yürütmek amacıyla temsilcilik açabilirler. Temsilcilikler, şube veya dernek genel kurullarında temsil edilmezler. Şubeler temsilcilik açamazlar. Temsilciliğin adresi, yönetim kurulu kararıyla temsilci olarak görevlendirilen kişi veya kişiler tarafından o yerin mülkî idare amirliğine yazılı olarak bildirilir.

*Dernekler Kanununda düzenlenen cezai yaptırımlar nelerdir?

Kanunun 32. maddesinde mülki idari amir tarafından uygulanacak idari ve cezai yaptırımlar sayılmıştır.

Madde 32- (Değişik: 23/1/2008-5728/558 md.) Bu Kanun hükümlerine aykırı davrananlara uygulanacak cezalar aşağıdaki şekildedir:

a) Dernek kurma hakkına sahip olmadıkları halde dernek kuranlar veya derneklere üye olmaları kanunlarla yasaklandığı halde dernek üyesi olanlar ile derneklere üye olması kanunlarla yasaklanmış kişileri bilerek dernek üyeliğine kabul eden veya kaydını silmeyen veya dernek üyesi iken derneklere üye olma hakkını kaybeden kişileri dernek üyeliğinden silmeyen dernek yöneticilerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

b) Genel kurulu süresinde toplantıya çağırmayan, genel kurul toplantılarını kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak veya dernek merkezinin bulunduğu veya tüzüğünde belirtilen yer dışında yapan dernek yöneticilerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Mahkemece, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapılan genel kurul toplantılarının iptaline de karar verilebilir.

c) Yurt dışı yardımı bankalar aracılığıyla almayan dernek yöneticilerine, bu şekilde alınan paranın yüzde yirmi beşi oranında idarî para cezası verilir.

d) Derneğe ait tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan veya tasdiksiz defter tutan dernek yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmaması halinde dernek yöneticilerine ve defterleri tutmakla sorumlu kişilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Adına yetki belgesi düzenlenmediği halde gelir toplayanlar ile bilerek bu şekilde gelir toplanmasına izin veren yönetim kurulu üyelerine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

e) Genel kurul ve diğer dernek organlarında yapılan seçimler ve oylamalar ile oyların sayım ve dökümüne hile karıştıranlar ve defter veya kayıtları tahrif veya yok edenler veya gizleyenler, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

f) Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir.

g) Yetkili mercilerin izni olmaksızın yabancı dernekler ve merkezi yurt dışında bulunan kâr amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’de temsilciliklerini veya şubelerini açanlar, faaliyetlerini yürütenler, bunlarla işbirliğinde bulunanlar veya bunları üye kabul edenlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve izinsiz açılan şube veya temsilciliğin de kapatılmasına karar verilir.

h) 16’ncı maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen basımevi yöneticilerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

ı) 17’nci maddede yer alan zorunluluğa uymayanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

j) 19’uncu maddede belirtilen beyannameyi bilerek gerçeğe aykırı olarak verenler yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

k) 9 ve 19’uncu maddelerin üçüncü fıkralarındaki zorunluluğa uymayanlar ile tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin, gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hâle gelmesi veya kaybolması hâlinde, öğrenme tarihinden itibaren on beş gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesine zayi belgesi almak için başvurmayan veya bu belgeyi denetim sırasında ibraz edemeyenler üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 21’inci maddedeki yükümlülüklere aykırılık halinde de failler hakkında aynı cezaya hükmolunur. 

l) 22 ve 24’üncü maddelerde belirtilen bildirim yükümlülüğünü, 19’uncu maddede belirtilen beyanname verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen dernek yöneticilerine ve 24’üncü maddede belirtilen temsilcilere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.

m) 26’ncı maddede belirtilen tesisleri izinsiz açan dernek yöneticilerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir ve tesisin kapatılmasına da karar verilebilir.

n) 28’inci maddede belirtilen kelimeleri izinsiz kullanan veya 29’uncu maddede belirtilen yasaklara, yazılı olarak uyarılmalarına rağmen, aykırı hareket eden dernek yöneticileri, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır ve derneğin feshine de karar verilir.

o) 30’uncu maddenin (a) bendinde belirtilen yasağa aykırı hareket eden dernek yöneticileri elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Aynı maddenin (c) bendine aykırı faaliyette bulunan dernek yöneticileri, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır ve tesisin kapatılmasına da karar verilir.

p) 30’uncu maddenin (b) bendinde belirtilen kurulması yasak dernekleri kuranlar ile bu bende aykırı harekette bulunan dernek yöneticileri fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır ve derneğin feshine de karar verilir.

r) 31’inci maddede öngörülen zorunluluğa uymayanlara bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.

s) 23. maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen dernek yöneticilerine beşyüz Türklirası idari para cezası verilir.

*Türk Ceza Kanununda derneklere ilişkin özel hükümler nelerdir?

Türk Ceza Kanunumuzun madde 158, 235, 236, 252’de derneklere ilişkin maddeler yer almaktadır.

“- Madde 158- Nitelikli Dolandırıcılık

….

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,”

Kanun koyucu dolandırıcılık suçunun dernek tüzel kişiliğinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunacağını düzenlemiştir.

Suçun basit halinde bir yıldan beş yıla kadar olan hapis cezası , dernek tüzel kişiliğinin araç olarak kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde üç yıldan on yıla çıkarılmıştır.

Maddede belirtilen kamu kurum ve kuruluşları, siyasi parti vakıf veya dernek tüzel kişiliğinin sadece isminin kullanılması bu bendin uygulanması için yeterli olmayıp, bunlara ait maddi varlığın veya bu tüzel kişiliklerle bağ kurulmasını sağlayan somut başka olguların kullanılması gerekir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evrak ve makbuzların sunulması, taşıtın kullanılması, mağdur üzerinde bentte sayılan tüzel kişiliklerden gelindiğine veya buralardan aranıldığına dair bir düşünce oluşturulması ve mağdurun aldatılması gerekir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 04/10/2016, 15-679/343, 08/12/2015,15-290/494)

“-Madde 235 İhaleye Fesat Karıştırma

(1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:

a) Hileli davranışlarla;

İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,

İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,

Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak,

Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.

b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak.

c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek.

d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları.

 (3) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) İhaleye fesat karıştırma suçunun;

a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.

b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.

(5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması halinde de uygulanır.”

İhaleye fesat karıştırma suçunun maddi unsuru, bir ihalenin varlığı ve bu ihaleye kanun koyucu tarafından öngörülen seçimlik hareketlerden biri vasıtasıyla fesat karıştırılmasıdır. Kanun koyucu maddenin beş nolu bendinde kamu yararına çalışan derneklerde işlenmesi halinde de atılı suç kapsamında değerlendirileceğini belirtmiştir.

Bu durumda kamu yararına çalışan dernek statüsünde olmayan bir dernekte işlenen fiilin anılan madde kapsamına alınamayacağı açıktır.

“-Madde 236 Edimin İfasına Fesat Karıştırma

Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Kanun koyucu ihaleye fesat karıştırma suçunda olduğu gibi edimin ifasına fesat karıştırma suçunda da sadece “kamuya yararlı dernek” statüsünde olanları suçun maddi unsuru bakımından kapsamına almıştır.

 “-Madde 252 Rüşvet

(1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.

(3) Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

 (4) Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ve fakat bunun kişi tarafından kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine menfaat temini konusunda teklif veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul edilmemesi hâllerinde fail hakkında, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.

(5) Rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa iletilmesi, rüşvet anlaşmasının sağlanması veya rüşvetin temini hususlarında aracılık eden kişi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır.

 (6) Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır.

(7) Rüşvet alan veya talebinde bulunan ya da bu konuda anlaşmaya varan kişinin; yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

(8) Bu madde hükümleri;

a) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

b) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,

c) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar,

d) Kamu yararına çalışan dernekler,

e) Kooperatifler,

f) Halka açık anonim şirketler, adına hareket eden kişilere, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması amacıyla doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi; bu kişiler tarafından talep veya kabul edilmesi; bunlara aracılık edilmesi; bu ilişki dolayısıyla bir başkasına menfaat temin edilmesi halinde de uygulanır.”

Kanun koyucu bu suçun maddi unsuru yönünden de kamuya yararlı dernek ayrımını gözetmiş ve atılı suçun oluşması açısından derneğin kamuya yararlı dernek statüsünde olmasını zorunlu tutmuştur.

5253 sayılı Kanun madde 27/son “Kamu yararına çalışan derneklerin mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.”

*Dernekler “ADLİ YARDIM” dan yararlanabilir mi?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi ile adli yardımdan yararlanma hakkı sadece kamuya yararlı derneklere tanınmıştır.

Hukuk ofisimiz tarafından Dernekler Hukukundan doğan uyuşmazlıklarda avukatlık ve danışmanlık hizmeti verilmektedir.

Telefon Et
Mail At