MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK

Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu’nu Türkiye’de 2007 yılında yürürlüğe girmiştir. Toplamda 64 maddeden oluşan bu kanun, yabancılık unsuru taşıyan işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuku tespit etmek, bu konuda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkilerini belirlemek ve yabancılar tarafından verilen kararların tanınması ve tenfizini düzenlemiştir.

Bu Kanun, üç kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda milletlerarası özel hukuk ikinci kısımda milletlerarası usul hukuku düzenlenmiştir.

Hakim bu kanunun birinci kısmında düzenlenen Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı maddi hukuk kurallarını kendiliğinden uygular.

Kanunlar ihtilafı, yabancılık unsuru taşıyan olay ve ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuku gösterir. Bu kurallar, gösterici hukuk kurallarıdır. MÖHUK md.9 ile 39 arasında kanunlar ihtilafı düzenlenmiştir. Burada bulunan kanun başlıklarını incelediğimizde özel hukukun konusu olan davalarda hangi hukukun uygulanacağı gösterilmiştir. Örneğin md.24 sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde tarafların kendi seçtikleri hukuka tabi olduğunu söylemiştir. Burada taraflara hukuk seçiminde özgürlük tanınmıştır. Ancak bu hukuk seçiminde TBK md.26-27’ de düzenlenen sınırlara aykırı hareket edilememektedir. Taraflar seçecekleri hukuku sözleşmenin muayyen kısımlarına uygulamak için kısmen seçebilir. Hukuk seçimi yapmak için herhangi bir zaman kısıtlaması bulunmamaktadır. Ancak seçilen mevcut hukuku değiştirdiklerinde üçüncü kişilerin haklarına zarar veremezler. Tarafların hukuk seçimi yapmaması durumunda sözleşmeden doğan ilişkiye sözleşmeyle en sıkı ilişkide olan devlet hukuku uygulanır. Bu husus MÖHUK md.24/4’de açıkça anlatılmıştır. Hukuk seçimi sözleşmesi, borç doğuran asıl sözleşmeden ayrı bir sözleşmedir. Bu nedenle birinin geçersizliği diğer sözleşmeyi etkilememektedir.

Kanun’un ikinci kısmında düzenlenen milletlerarası usul hukuku bölümünde Türk mahkemelerinin yetkileri ve yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tanınması ve tenfizi düzenlenmiştir.

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, genel olan iç hukukta düzenlenen yer itibariyle yetki kurallarıyla belirlenmektedir. Aynı zamanda kanunda düzenlenen özel yetki kuralları da bulunmaktadır.

Genel yetki kurallarında Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri uygulanmaktadır. Ayrıca HMK’da düzenlenen özel yetki kuralları da milletlerarası davalarda uygulanmaktadır.

MÖHUK ile düzenlenen özel yetki kuralları md. 41-46 arasında düzenlenmiştir. Türklerin kişi haklarına ilişkin davalarda, yabancıların kişi hallerine ilişkin davalarda, miras davalarında ve sosyal içerikli sözleşmelerden doğan davalarda özel yetki kuralları benimsenmiştir.

İçinde yabancılık barındıran sözleşmelerde de yetki sözleşmesi yapılabilmektedir. Burada da ilgili HMK maddeleri geçerli olmakla birlikte, yabancı ülke mahkemesi yetkili kılınması durumunda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğu davalarda yetki sözleşmesi yapılmaması gerekmektedir. Bu durumda Türk mahkemeleri yabancı ülke mahkemeleri tarafından verilen kararlar tanımamakta ve tenfiz etmemektedir.

MÖHUK md.50-59 arası yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi md.60-63 yabancı hakem heyeti kararlarının tanınması ve tenfizini düzenlemiştir.

Tanıma, yabancı ülke mahkemelerince verilen kararların kesin hüküm veya kesin delil niteliğinde olduğunun kabul edilmesidir. Tanıma kararı verilmesi şartları tenfiz kararlarının tanınması için gerekli görülen şartlardan karşılıklı işlem şartı hariç aynı şartlardan oluşmaktadır.

Tenfiz, yabancı ülke mahkemelerince verilmiş olan kararların kesin hüküm, kesin delil niteliği olduğunun kabul edilmesi yanında bu kararların icra edilebilir olduğunun da kabul edilmesidir. Tenfiz kararı verilmesi şartları md.54’de düzenlenmiştir.

Bir hakem veya hakemler tarafından çözülen uyuşmazlığa tahkim denilmektedir. Taraflar aralarında anlaşarak sözleşmeye tahkim şartı koyabilmektedir. Taraflar sözleşmede hukuk seçimi yapmışsa hakem veya hakem kurulu o hukuk kurallarını uygulayacak eğer hukuk seçimi yapılmamışsa en sıkı ilişkide olan devlet hukukunu uygulayacaktır.

MÖHUK md.62/f’ye göre hakem kararlarının milliyetinin tespitinde tarafların tespit ettiği usul hukukuna göre belirlenmektedir. Taraflar tespit etmediği durumda kararın verildiği ülke usul hukukuna göre belirlenmektedir.

Yabancı hakem kararları, tanıma ve tenfiz kararları verilmedikçe Türk hukuku açısından bir etki doğurmayacaktır. Tanıma ve tenfiz davasında mahkeme esasa girmeden MÖHUK veya New York Sözleşmesi’nde yer alan şartların varlığını incelemektedir. Yabancı hakem kararlarının tenfiz edileceği mahkemeyi taraflar yazılı olarak aralarında kararlaştırabilir. Taraflar kararlaştırmadıysa MÖHUK md. 60/2 uygulanır.

New York Sözleşmesi ve MÖHUK’da yer alan ön şartlara bakıldığında, yabancı bir hakem kararı olması, kararın bağlayıcı olması ve tahkime elverişli yani tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir konu olmalıdır.

Yabancı hakem kararlarının tanınmaması ve tenfiz edilmemesi gereken şartlar MÖHUK md.62’de düzenlenmiştir. Kanun koyucunun ret için aradığı sebepler;

Ortada herhangi bir tahkim sözleşmesi veya tahkim şartı yok ise hakem kararı tenfiz edilmemektedir.

Genel ahlaka veya kamu düzenine aykırılık söz konusu ise tenfiz kabul edilmeyecetir.

Türk kanunlarına göre tahkim konusu olamayacak uyuşmazlıklarda tenfiz talebi kabul edilmemektedir. Bunun için en iyi örnek, taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin yabancı hakem kararlarının tenfiz edilmemesidir.

Hakkında hakem kararının tenfizi istenen taraf, hakem seçiminden haberdar edilmemiş veya savunmasını alınmamışsa tenfiz talebi kabul edilmeyecektir.

Tahkim sözleşmesi veya şartı hakem hükmünün verildiği yer hukukuna göre hükümsüz ise tenfiz edilmemektedir.

Hakemlerin uyguladıkları usul tarafların seçtiği hukuka veya hakem hükmünün verildiği hukuka göre aykırı ise tenfiz edilmemektedir.

Hakem, tarafların verdiği yetkiyi aşar veya tahkim sözleşmesinde veya tahkim şartında yer almayan hususa göre karar verirse tenfiz edilmeyecektir.

Hakem kararı, kesinleşmemiş, icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış ya da iptal edilmişse tenfiz edilemeyecektir.

Telefon Et
Mail At