Uluslararası Deniz Ticareti Hukuku

Günümüzde deniz yolu taşımacılığı, diğer ulaşım yollarına göre daha geniş bir coğrafyada dolaşıma sahip olduğundan ülkeler arasında ticareti sağlamaktadır. Bu nedenle deniz ticareti yaygınlaşmış ve deniz ticaretinin koşulları, rizikoları ve uyuşmazlık çözüm yollarını açıklayan bir takım normlara ihtiyaç duyulmuştur. Türk hukukunda deniz ticareti hakkındaki düzenleme Türk Ticaret Kanunu ile yapılmıştır.

Uluslararası deniz ticareti konusunda düzenlemeler ise çeşitli sözleşmelerle yapılmıştır. Bu sözleşmeler; 

1924 Brüksel Sözleşmesi: Brüksel’de imzalanan “Konişmentoya Müteallik Bazı Kaidelerin Tevhidi Hakkındaki Milletlerarası Sözleşme” ile konşimento ilk olarak çok taraflı uluslararası bir sözleşme kapsamında düzenlenmiştir. Brüksel Sözleşmesi, uygulamada “Lahey (Hague) Kuralları” bilinmektedir. 

1968 Visby Protokolü: Brüksel Kuralları, bir protokol ile revize edilmiş ve “Hague-Visby Rules” olarak anılmaya başlanmıştır. 

1978 Hamburg Sözleşmesi: Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD-United Nations Conference on Trade and Development) inisiyatifi ile oluşturulan “Hamburg Kuralları” (The United Nations Convention on the Carriage of Goods by Sea), 1 Kasım 1992’de yürürlüğe girmiştir. Türkiye tarafından henüz onaylanmamıştır. 

2009 Rotterdam Antlaşması: “Tamamen veya Kısmen Deniz Yoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmelerine İlişkin Birleşmiş Milletler Andlaşması” başlığını taşımaktadır. Türkiye tarafından henüz onaylanmamıştır.

Bunlar dışında bazı kurumlar da, uluslararası deniz ticareti uygulamalarında önemli unsurlar içinde yer alır. 

Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization - IMO): 1959’da “Hükümetler Arası Deniz Danışma Örgütü” adıyla ilk toplantısını yapmıştır. 1982 yılında bugünkü ismini almıştır. Sorumluluk alanı uluslararası denizyolu taşımacılığında emniyet ve güvenliği sağlayıcı ve bunları geliştirici önlemler almak; ayrıca, çevre kirliliğini önlemek, uluslararası gemi trafiğini rahatlatacak mevzuat düzenlemeleri gerçekleştirmek gibi hususlar bulunmaktadır. 

ICC Uluslararası Denizcilik Bürosu (ICC International Maritime Bureau): Bu büro, uluslararası ticarette oldukça etkin bir konumda bulunan Uluslararası Ticaret Odası ICC’nin birimidir. Denizcilik sektöründeki yolsuzluklar, görevi kötüye kullanma ve korsanlık gibi deniz suçları konusunda faaliyette bulunmakta, öneriler geliştirmektedir. 

Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi (BIMCO – The Baltic and International Maritime Council): Dünyanın en büyük deniz taşımacılık örgütüdür. 1905 yılında kurulmuştur. Deniz taşımacılığı konusundaki uygulamaların standardize edilmesi, denizcilik endüstrisinin dünya çapında daha üst seviyelere taşınması, ülkelerarası ticaretin sorunsuz gerçekleşebilmesi amacıyla faaliyet göstermektedir. 

Deniz yolu ile taşınan eşyalar bütününe navlun denilmektedir. Bir bedel karşılığında bu taşıma işleminin yapılmasına ise Navlun Sözleşmesi denir. Geminin tamamının veya belirli bir bölümünün taşıtana tahsis edilmesi halinde Yolculuk Çarteri Sözleşmesi, tahsis olunmadan belirli miktarda bir malın gemide taşınmasına ise Kırkambar Sözleşmesi denir. Ayrıca belirli bir zaman süresince geminin tahsis edilerek yükün taşınması için yapılan sözleşmeye Zaman Çarteri Sözleşmesi adı verilmektedir.

Navlun Sözleşmeleri

Navlun Sözleşmesi, denizyolu ile yük taşıma taahhüdünü içeren sözleşmelerdir. Bir tarafta taşıyan diğer tarafta isen taşıtan bulunur. Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme herhangi bir şekle tabi değildir. 

Navlun Sözleşmesi taşıma taahhüdü içermektedir. Taşımanın deniz yolu ile yapılması şarttır. Taşımanın başlayacağı noktaya yükleme limanı denir taşımanın biteceği nokta ise varma limanıdır. Yük, yükleme limanında yükletenden teslim alınır ve boşaltma limanında gönderilene teslim edilir. 

Taşıma taahhüdünün konusu yük olmalıdır. Ancak yükün navlun sözleşmesi yapılması sırasında belirlenmiş olması şart değildir.

Navlun, yükün taşınması karşılığında ödenecek olan bedeldir.

Kırkambar Sözleşmesi

Kırkambar Sözleşmesi, taşıtanın tek amacının malını göndermek olduğu durumlarda başvurulacak bir sözleşmedir. Taşıtan ücretini de ödeyerek malının nakil edilmesini istemektedir, taşıyan da malı nakletmeyi üstlenmektedir. Bu sözleşmelerde taşıyan taşıtana sadece yüklerini gemi ile taşıyacağını taahhüt etmektedir.

Yolculuk Çarteri Sözleşmesi

Yolculuk Çarteri Sözleşmesi uyarınca gemi taşıtanın yüklerinin taşınması için bir veya birden fazla sefer için tahsis edilir. Navlun hesabı ise bu seferler dikkate alınarak hesaplanır. Taşıtanın geminin seferlerinin planlanması ve yönetilmesi ile ilgili hiçbir yetkisi bulunmamaktadır. 

Zaman Çarteri Sözleşmesi

Zaman Çarteri Sözleşmesi, geminin belli bir zaman için tutulduğu ve navlunun da zaman unsuru esas alınarak tespit edildiği sözleşmelerdir. Taşıyan gemisini belli bir süre için taşıtanın yüklerini taşımaya tahsis eder. Taşıyan gemiyi denize ve yola elverişli halde bulundurmakla yükümlüdür ancak yüke elverişlilik yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Telefon Et
Mail At