PAYDAŞLIĞIN GİDERİLMESİ

Eski adıyla izale-i şüyu ve yeni adıyla ortaklığın giderilmesi davaları, paylı (müşterek) ya da elbirliği (iştirak halinde) ile mülkiyete konu olan taşınmaz veya taşınır mallarda paydaşlar/ortaklar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı bir dava türüdür. Dava kişilerin mülkiyetteki paylı halin devamına zorlanamaması esasına dayanmaktadır.

Paylı mülkiyet Türk Medeni Kanunu 688 md vd. düzenlenmiş, elbirliği ile mülkiyet ise md. 701 vd. düzenlenmiştir.

Medeni Kanunun paylı mülkiyete ilişkin 688. maddesi ”Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.

Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır.

Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir.” Hükmünü amirdir.

Paylı mülkiyetin sona ermesi ise Türk Medeni Kanunu 698. ve 699. maddelerinde düzenlenmiştir.

Madde 698- Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.

Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.

Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.

Madde 699- Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.

Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.

Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.

Buna göre; dava ile paylı mülkiyete ya da elbirliği ile mülkiyete konu olan taşınır ya da taşınmazı, paydaşların özel mülkiyetine geçirerek paydaşlığa son verilmektedir.

Paylaşımı mümkün olan değerler dışında kalan taşınır ve taşınmaz mallardan aynen bölünmesi mümkün olmayanlar için satış suretiyle ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir. Öte yandan, malın maddi paylaşımı malda önemli bir değer kaybına yol açıyorsa, hâkim maddi paylaşım yerine paylı mülkiyete konu malın açık artırma ile satışına karar vermektedir. Paylaşım için artırma yoluyla satış usulüne karar veren mahkeme; tüm paydaşların rıza göstermesi durumunda, artırmanın sadece paydaşlar arasında yapılacağına karar verebilir veya bunun yerine artırmanın herkese açık bir şekilde yapılmasını da yerinde görebilir. Dolayısıyla, paydaşlardan biri bile artırmanın sadece paydaşlar arasında yapılmasına rıza göstermediğinde artırmanın artık herkese açık olarak yapılması gerekmektedir.

Elbirliği ile mülkiyeti tanımlayan Türk Medeni Kanunu madde 701 “Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir.Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.” hükmünü amirdir. Elbirliği ile mülkiyette paylaştırma TMK madde 703 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça paylı mülkiyete hükümlerine göre yapılacaktır

Dava tüm paydaşlar için benzer sonuçları doğurmakta olup tüm paydaşlara karşı herhangi bir paydaş tarafından açılır. Tüm paydaşların davaya dahil edilmesi gerekmekte olup paydaşlardan birinin ölümü halinde tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi gerekmektedir. Dava, taşınır/taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde açılmalıdır.

Taşınır ve taşınmaz malların birlikte paylaşma davasına konu olması durumunda; bu mallar aynı yerde bulunuyor ise dava o yerde ve şayet taşınır ile taşınmaz mallar ayrı yerlerde bulunuyorsa da taşınırlar için davalının yerleşim yeri mahkemesinde, taşınmazlar için de taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılacaktır.

Dava basit yargılama usulüne tabiidir. Basit yargılama usulünde dava ve cevap dilekçesi verilmesi ile dilekçeler teatisi sona ermektedir. İstatistiklere göre dava süresi 8 ila 56 ay arasında değişmekte olup ortalama 32.44 ayda sonuçlanmaktadır.

Telefon Et
Mail At