DİSİPLİN HUKUKU

Disiplin hukuku sonucu yaptırıma bağlanmış fiillerin işlenmesini önlemek, devlet kurumlarında iç düzeni sağlamak için ortaya çıkmış olup ceza hukuku ile benzer yönleri olsa da özgün yönleri ile büyük farklılıklar göstermektedir.

Anayasada, devletin kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler memur ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği belirtilmiştir. Memurların, görevlerini yaparken belirli bir düzen içinde çalışmaları, mevzuat hükümlerine uygun davranmaları, kamu hizmetlerinin aksamaması adına, zorunludur. Disiplin suçu, memurun görevini eksiksiz bir biçimde yapması, kamu hizmetinin sunulmasında herhangi bir aksaklık yaşanmaması için getirilmiş kurallara aykırı tutum ve davranışlarıdır.

Danıştay bir kararında disiplin hukukunun amacını “Disiplin yaptırımlarının amacı kamu hizmetlerinde sürekli, düzenli ve güvenli yürütülmesini gerçekleştirmek olduğu kadar devletin saygınlığını korumaktır” şeklinde ifade etmiştir. 

Hakkında disiplin soruşturması açılan kişinin aynı ceza soruşturmasında olduğu gibi bazı temel haklara sahip olması insan hakları açısından önem arz etmektedir.

Türk Hukuk sistemin hem maddi hukuk hem de usul hukuku açısından bütünleyici bir düzenleme olmamakla birlikte tüm kurumların kendine ait yasal düzenlemeleri bulunmaktadır.

En genel düzenleme 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. vd. maddeleridir. Kanunun 125. maddesinde verilebilecek disiplin cezaları sayılmıştır.

Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.

Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek,

c) Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek,

d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak,

e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak,

f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak,

g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak,

h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.

Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,

b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek,

c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak,

d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,

e) Devlete ait resmi araç,gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak,

f) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek,

g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, 

h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak,

ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak,

j) Verilen emirlere itiraz etmek,

k) Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak,

l) Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak.

m) (Ek:17/9/2004 - 5234/1 md.)Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.

Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.

Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak,

b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek,

c) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak,

d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak,

e) Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek,

f) Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak,

ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,

Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 - 3 yıl durdurulmasıdır.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek,

b) Özürsüz ve kesintisiz 3 - 9 gün göreve gelmemek,

c) Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak,

d) Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak,

e) Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak,

f) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek,

g) (Mülga:17/9/2004 - 5234/33 md.)

h) Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde

bulunmak,

ı) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve

mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak,

j) Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak,

k) Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak,

l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya

bunları tehdit etmek,

m) Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek,

n) Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak,

o) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak.

Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.

Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak,

b) boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,

c) Siyasi partiye girmek,

d) Özürsüz olarak (...)(2) bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,

e) Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,

f) (Değişik: 13/2/2011 - 6111/111 md.) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,

g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,

h) Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,

ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,

j) Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,

k) 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.

l) (Ek: 3/10/2016 – KHK-676/75 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/61 md.) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.

Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.

Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.

Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.

Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının 1⁄4’ü – 1⁄2’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir.

Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır.

Yukarıda yazılı disiplin kovuşturmasının yapılmış olması, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi halinde, sanık hakkında ayrıca ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmez.

Disiplin Hukukuna Hakim Olan İlkeler

Oranlılık İlkesi

Disiplin hukukuna hakim olan ilk ilke oranlılık ilkesidir. Oranlılık işlenen fiil ile disiplin yaptırımı arasındaki makul ve korunan oranı ifade eder. Bu ilke Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin demokratik toplum ilkesinin karşılığıdır. Danıştay bir kararında,  Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 9/h maddesinde “ticaret yapmak” fiilinin cezası olarak kademe ilerlemesinin durdurulması olarak düzenlendiği halde, aynı yönetmeliğin 11. maddesinde ücretli-ücretsiz özel bir iş görmek, ek görev görmek veya serbest bir meslek icra etmek meslekten çıkarma cezası gerektiren fiil olarak öngörülmüş, somut olayda eşi adına işyeri açan öğretim üyesi hakkında verilen  meslekten çıkarma cezasını açık hata sayarak ve oranlılığa değinerek, kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiren ticaret yapma suçundan mahkûm edilmesi gerektiğini belirterek disiplin cezasını iptal etmiştir.

Savunma Hakkı

Savunma hakkı yalnızca disiplin hukukunun değil hukuk devletinin temel kurallarından biri olup yargısal anlamda olduğu kadar disiplin hukukunda da mevcut olmalıdır. Savunması alınan, disiplin soruşturmasıyla karşı karşıya gelen kişi süreç boyunca yazılı olarak bilgilendirilmeli, talebi reddetme ve itiraz hakkı bulunmalı, savunma için yeterli süre verilmelidir. Bunun yanında tüm bildirimler mevzuattaki usullere göre yapılmalıdır.

Gizlilik İlkesi

Soruşturma sürecinde delillerin karartılmasını, idari sırların ifşasını önlemek açısından esas olan gizlilik ise de soruşturmanın muhatabı açısından mutlak bir gizlilik söz konusu değildir.

Çift Disiplin Yaptırımı Uygulama Yasağı

Bu yasak aynı fiilden dolayı iki kere cezalandırmanın önüne geçmek için uygulanmaktadır. Her ne kadar farklı kurumlarca bir fiile ilişkin disiplin soruşturması söz konusu olabilse de daha hafif paşam yaptırım uygulanmalıdır.

Disiplin soruşturması ile ilgili olarak hazırlanan rapor ve bu rapora dayanılarak alınan kararda, Soruşturma yapılan kişinin kimliği, görevi, adresi, isnat edilen fiilin işlendiği tarih, olayın öğrenilme tarihi, soruşturmaya başlama tarihi, Olay özeti ve toplanan deliller, Delillerin tartışılması, Soruşturulan kişinin savunması, savunma hakkının kullanılıp kullanılmadığı, İsnat edilen fiile uygulanacak yaptırım, Varsa ağırlatıcı ve hafifletici nedenler, Sanığın sicil dosyası özeti, Varılan sonuç yer almalıdır.

Disiplin cezasının belirlenmesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler bulunmaktadır. Tekerrür hali ağırlaştırıcı bir neden iken iyi hal de hafifletici bir nedendir. Sicil durumu cezanın belirlenmesinde etkili olacaktır.

Disiplin yetkisi hiyerarşik gücün verdiği yetkilerden biridir. Disiplin cezası verme konusunda amirin yetkisi bağlı yetkidir. Bundan dolayı amirin disiplin cezası verme yetkisini, kanunda aksi öngörülmedikçe, devretmesi mümkün değildir

Devlet memurları, disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı varsa bir üst disiplin amirine yoksa disiplin kurullarına itiraz edebilir. Aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir. Disiplin amirleri ve disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür.

Avukat hakkında verilen, disiplin kurulu kararına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’na itiraz edebilir.

Disiplin suçlarında soruşturma ve yaptırım zamanaşımı bulunmakta olup devlet memurları için soruşturma zamanaşımı, fiilin öğrenilmesinden itibaren, “uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları” bir aylık süre içinde; “memurluktan çıkarma cezasında” altı ay ve nihayetinde disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıldır. Avukatlar için ise ihbar, şikâyet veya istek tarihinden başlanarak bir yıllık soruşturma zamanaşımı, ve nihayetinde üç yıllık zamanaşımı söz konusudur.

Cezalandırma zamanaşımı ise avukatlar için dört buçuk yıldır. Cezalandırma zamanaşımı devlet memurları için ise DMK m.128’e göre, disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren on beş gün içinde vermek zorundadırlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde ise soruşturma dosyası, karar vermek için yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirmek zorundadır. Memurluktan çıkarma cezası söz konusu olduğu hallerde, disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna gönderilmesinden itibaren en fazla altı ay içinde karara bağlanmak zorundadır.

Telefon Et
Mail At