KİRALANAN TAŞINMAZIN ERKEN TAHLİYE EDİLMESİ HALİ

Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanımıyla beraber yararlanılmasını kiracıya bırakan ve kiracının da buna karşılık kira bedelini ödemeyi üstlendiği iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. 

Kira sözleşmesi belirli süreli yapıldıysa bu süre zarfında her iki tarafı da bağlamaktadır. Buna göre, kiracı kira bitiminin süresinden önce kiralananı kiraya verene verirse sözleşmeden kurtulamaz. 

TBK md. 325/1’de, kiracının, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı tahliye etmesi halinde, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için sorumluluğu devam etmektedir. Bununla birlikte kiraya verenin taşınmazın yeniden kiraya verilmesi konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemek üzere üzerine düşeni yapmakla yükümlülüğü de unutulmamalıdır.

Sonuç olarak, kiracı, kiraya verenin zararını erken tahliye tarihinden taşınmazın aynı koşullarda yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira bedelini ödeyerek karşılamakla yükümlüdür. Yargıtay’ın bu konu hakkındaki görüşü şu şekildedir;

“Somut olayda; dava konusu iş yeri niteliğindeki yerin davacı tarafından davalıya 10.9.2009 tarihinden başlamak üzere 5 yıllığına kiralandığı, kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibine itirazın kaldırılması ve tahliye davasının kabulü ile taşınmazın tahliyesine ilişkin kararın icra müdürlüğünce infazı ile davaya konu edilen taşınmazın sözleşme süresi bitmeden 19.12.2013 tarihinde erken tahliye edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. İcra Mahkemesince verilen tahliye kararına kendi kusuru ile sebep vermiş olan davacı kiracı erken tahliye nedeniyle anahtar teslim tarihinden itibaren makul süre kadar kira bedelinden sorumludur. Mahkemece anılan hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2019/1719 E , 2020/1385 K. )
 

Telefon Et
Mail At