BANKA VE KREDİ KARTLARI BİLGİLERİNİN ÇALINARAK RIZAYA AYKIRI KULLANIMI HAKKINDA KARARLAR

1) Şikâyetçinin marketten alışveriş yaptığı sırada yanına gelen sanığın, kızının Teknosa isimli elektronik mağazasında genel müdür olduğunu, kampanya nedeniyle kendisine LCD televizyon alabileceğini beyan etmesi üzerine şikâyetçinin kredi kartı ve şifresini sanığa verdiği, akabinde şikâyetçinin yanından ayrılan sanığın aynı cadde üzerinde bulunan İş Bankası ATM’sine tek başına giderek şikâyetçinin kredi kartından yaklaşık 1.900 TL çektiği olayda; sanığın parayı çekip kartı da aldıktan sonra hızlıca olay yerinden uzaklaşmak yerine sakin bir şekilde bir süre daha ATM’nin yakınında tek başına beklediğinin görüldüğü, yine şikâyetçinin ifadelerinde sanık tarafından çekilen yaklaşık 1.900 TL’nin televizyon bedeli olduğuna ve bu miktarın çekilmesine rızası bulunduğuna ilişkin bir beyanın yer almadığı, sanığın suça konu kredi kartını ele geçirdikten sonra şikâyetçinin yanından ayrılarak hâkimiyet alanına giren bu kredi kartı ile şikâyetçinin rızasına aykırı olarak para çekmesi eyleminin TCK’nın 245. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. (Ceza Genel Kurulu 2017/172 E. , 2019/361 K.)

2) Mağdurun özel şoförü olan sanığın şoförlüğünü yaptığı aracın akaryakıt giderlerinde kullanılmak üzere kendisine teslim olunan kredi kartı ile akaryakıt istasyonunda pompa görevlisi olarak çalışan sanıklardan almış olduğu akaryakıt miktarından fazla kredi kartı ile çekim yapıp aradaki farkı nakit olarak aldıkları tespit edilse de pompa görevlisi olarak çalışan sanıkların mağdurun rızasının kapsamını bilebilecek durumda olmadıklarından haklarında 245/1’e göre hüküm kurulmayacağına karar vermiştir. (8. Ceza Dairesi 2019/10520 E. , 2019/12620 K.)

3) Sanığın katılandan demir satma vaadi ile 10.000 TL nakit almış olmasının yanında katılan ...’ın rızasıyla verdiği kredi kartından kendisi yararına, veriliş amacı dışında tasarrufta bulunması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 245/1 maddesinde tanımlanan “banka veya kredi kartının kötüye kullanılması” suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. (15. Ceza Dairesi 2018/9105 E. , 2020/3531 K.)

4) Şikayetçi, şüphelinin vefat eden babasının ikinci eşi olduğunu, şüphelinin babası hayattayken ve öldükten sonra babasının rızası dışında babasına ait banka hesabından sürekli para çektiği iddiası üzerine yaptığı şikayet ile başlatılan soruşturma sonucunda; ‘‘TCK 245/1. maddesindeki suçun oluşabilmesi için banka hesap ve kartlarının izinsiz ve kişinin rızası dışında kullanılması gerekmektedir. Yine TCK’nın 245/4-a maddesinde haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin diğer eşin hesap ve kartlarını kullanmasının suç olmadığı belirtilmiştir. Şüpheli ile hesap sahibin evli olmaları ve haklarında verilmiş bir ayrılık kararı da bulunmadığından isnat edilen banka ve kredi kartlarının izinsiz ve rıza dışı kullanıldığına ilişkin bir suçun oluşmadığına karar verilmiştir.( 8. Ceza Dairesi 2019/26796 E. , 2020/14408 K.)

5) Davacı bankanın kredi kartını kullandığını, davalı bankaya bir ekstre dönemi içinde yapılan harcamaların toplamının 700,00TL'ye ulaştığında SMS yoluyla tarafına bildirim yapılmasına dair talimat verdiğini, müvekkilinin kredi kartını kullanması için kardeşine verdiğini, ancak diğer davalı ...'in kredi kartını ele geçirerek müvekkilinin bilgisi haricinde kullandığı tespit edilmiştir. Davalı ...’nın banka ve kredi kartını kötüye kullanmaktan sabit olan eylemine uyan TCK’nın 245/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesince onandığı görülmüştür. Eldeki davada davacının kredi kartını kardeşine kullandırmak suretiyle kredi kartı sözleşmesine aykırı davranışta bulunduğu sabittir. Ancak kredi kartı hamili olan davacı, bankaya talimat vererek dönem içi harcamalarının 700,00TL'ye ulaşması hâlinde kendisine SMS ile bilgi verilmesini talep etmiş, dosya kapsamı ve kayıt altına alınan telefon görüşmelerinden talimatın varlığı belirlenmiştir. Davaya konu harcamalardan ilk harcama ... tarafından 18.01.2013 tarihinde 100,00TL olarak yapılmış, öncesinde davacının harcamaları ile birlikte 700,00TL'yi aştığı hâlde davacıya bilgi verilmemiştir. Davalı ... kredi kartı ile alışveriş yapmaya devam etmiş, davaya konu tutara ulaşılmıştır. Bu nedenle ... tarafından yapılan harcamalarda tüketici olan davacının talimatına rağmen banka tarafından bildirim yükümlülüğü yerine getirilmediğinden, banka kusurlu olarak zararın artmasına sebebiyet vermiştir. Banka tarafından SMS mesajı gönderilmesi hâlinde zararın büyümesi önleneceğinden, birer itimat kurumu olan bankaların objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunmaları karşısında davacının zararından sorumlu olduğu kabul edilmelidir. (Hukuk Genel Kurulu 2017/3092 E. , 2020/400 K.)

6) Davacı, davalı bankadan kredi kartı aldığını, kredi kartından bilgisi ve rızası dışında nakit para çekildiğini, söz konusu paraları kendisinin çekmediğini ve çektirmediğini bankanın kendisine yüklediği borcu ödediği ancak ödediği borcun kendisine ait olmadığından iadesini istemiştir. Bankanın tüketicinin güvenli bir şekilde işlem yapacağı ortamı sağlayarak, sözleşme gereğince beklenen özen ve koruma görevini yerine getirmesi gerektiği, bankalar güven kurumu olduklarından objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları, bankanın asıl görevi muhafazasına bırakılmış paraları korumak ve kollamak olduğundan, koruma kollama konusundaki özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve tüketiciye ait parayı koruyamayarak, paranın çekilmesine sebep olan bankanın kusurlu olduğuna karar vermiştir. (19. Hukuk Dairesi 2017/2518 E. , 2019/457 K.)

7) Davacının kredi kartı kişisel bilgilerinin bilgisi dışında kötü niyetli üçüncü kişi tarafından ele geçirildiği, bu bilgiler kullanılarak internet üzerinden harcama yapıldığı, davalı bankanın peş peşe 8 işlemle gerçekleştirilen bu harcamaların kredi kartı hesabından ödenmesine onay verdiği, bilahare yapılan harcamaların kredi kartı hesap ekstresi borcu olarak davacıdan tahsil edildiği, kredi kartının çok uzun süredir kullanılmıyor olması sebebiyle bankanın sorumlu olduğuna karar vermiştir. (19. Hukuk Dairesi 2016/6536 E.  ,  2017/864 K)

Telefon Et
Mail At