1) Tartışma ve kavga nedeniyle önce kınama cezası ile cezalandırılan işçinin aynı nedenle iş sözleşmesinin feshedilmesi aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceğinden dolayı haksız fesihtir.

“05.09.2014 tarihinde davacı ile iş arkadaşı ...'in tartıştığı ve sonrasında ...'in davacının üzerine yürüyerek boğazını sıktığı, davacının da elindeki bir aleti ...'e doğru fırlattığı ve birbirlerine girdikleri, diğer işçilerin davacı ile ...'i ayırdığı, bir süre sonra davacının elinde falçata ile ...'in olduğu bölüme doğru koşmaya başladığı ve yine diğer işçilerin davacıya engel olduğu, olay sonrası hem davacı hem de ...'e kınama cezası verildiği, 10.09.2014 tarihinde ise bu kez davacı için fesih ihbarı düzenlenerek davacının iş akdinin 05.09.2014 tarihli olay gerekçe yapılarak haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Böylece 05.09.2014 tarihinde iş arkadaşı ile yaşadığı tartışma ve kavga olayı nedeniyle önce kınama cezası ile cezalandırılan davacının iş akti sonrasında aynı nedenle feshedilmiştir.

Aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceğinden davacının iş akdinin feshi haksız olup, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.” (9. Hukuk Dairesi 2016/12229 E., 2020/610 K.)

2) İşveren tarafından işçinin bilgisayarına habersiz takip programı kurulması sonucunda elde ettiği verilerle iş sözleşmesini sona erdirmesi haklı fesih sayılmaz.

“İşverenin yönetim hakkının bir sonucu olarak işçiyi elektronik ortamda izlemesi ve takip etmesi her zaman mümkündür. Ancak bunun için işçinin bu izleme hakkında bilgilendirilmiş olması şarttır. İşçinin izlendiğine dair bilgilendirilmemesi veya gizlice izlenmesi, bu izleme neticesinde elde edilen veriler, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edildiğini açıkça ortaya koysa dahi, hukuka aykırı olarak kabul edilmelidir. Hal böyle iken, somut olayda işverence gizlice izleme neticesinde elde edilen bilgilerin haklı fesih sebebi olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı kabul edilmelidir.” (22. Hukuk Dairesi 2017/21857 E. , 2019/9884 K.)

3) İşçilik alacaklarının ödenmemesi halinde işçi iş akdini haklı nedenle feshedebilir.

“Davacı işçi 04.09.2014 tarihi ve sonrasında iş sözleşmesini ödenmeyen işçilik alacakları nedeni ile eylemli olarak haklı nedenle feshetmiş, davalı işverenin gönderdiği ihtarname üzerine 22.09.2014 tarihinde keşide ettiği cevabi ihtarnamede bu durumu açıklamış ve iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini işverene bildirmiştir. Davacı işçi kısa süre içinde açtığı davada da eylemli feshinin nedenini açıklamış durumdadır. Bu durumda iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından fazla çalışma ücretleri ödenmediği için haklı nedenle sona erdirildiği kabul edilmeli işveren tarafından düzenlenen sonraya ait devamsızlık tutanakları ile fesih yazısına değer verilmemelidir.

Davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” (9. Hukuk Dairesi 2016/12320 E.  ,  2020/1201 K.)

4) Ücret ve fazla çalışma ücretlerinin ödendiğine dair ispat yükü işveren üzerindedir. İşverenin ispat külfetini yerine getirmemesi durumunda işçinin haklı fesih ile sözleşmeyi feshettiği kabul edilir.

“Somut olayda mahkemenin 2014 yılı nisan ayı ücretine ilişkin gerekçesi yerinde ise de davacı iş akdini aynı zamanda geçmiş ücretlerinin düzensiz ve gecikmeli ödendiği gerekçesiyle de feshetmiştir. Bu durumda geçmiş ücretlerin tam ve zamanında ödendiğinin ispat külfeti davalı işverende olup davalı işveren davaya cevap vermemiş, delil göstermemiş ve davaya katılmamıştır. Davalı işveren kendi üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getirmediğinden davacı işçinin geçmiş ücretlerinin zamanında ödenmediği gerekçesine bağlı fesih haklı kabul edilerek kıdem tazminatının kabulü gerekirken sadece son ay ücreti üzerinde durularak feshin haklı olmadığına ve kıdem tazminatının reddine karar verilmesi hatalıdır.”  (9. Hukuk Dairesi 2017/16525 E. , 2020/6601 K.)

5) “İşyeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde işyeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkânı vermez.” (9. Hukuk Dairesi 2017/13989 E.  ,  2020/3043 K.)

6)  İşverenin işçiye iş koşullarını değiştirme önerisini “ya şimdi kabul et ya da işi bırak” şeklinde söylemesi iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini gösterir.

“İşveren tarafından 03.10.2014 tarihinde 12 saat çalışma 12 saat dinlenme şeklindeki çalışma sisteminin teklif edildiğini, kendisinin bu çalışma koşullarını bayramdan sonra değerlendirebileceğini belirtmesine rağmen işverenin ya şimdi kabul et ya da işi bırak yerine çalışacak insan çok şeklinde cevap vererek davacının iş aktine son verdiğini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Davacının iddia ettiği şekilde iş aktinin son bulduğu davacı tanıklarının beyanları ile de doğrulandığı dosya kapsamından sabittir. Bu durumda davacının iş aktine davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğinin kabulü ile davacının ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozma sebebidir.” (22. Hukuk Dairesi 2017/22296 E.  ,  2019/10739 K.)

Telefon Et
Mail At