+90 850 644 84 59
info@mermerogluhukuk.com
TİCARET HUKUKU
SİGORTA HUKUKU
Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği, aracılar, aktüerler ile sigorta eksperleri 5684 sayılı SİGORTACILIK KANUNU hükümlerine tabidir.
Kanunda faaliyete başlama, teşkilât, yönetim, çalışma esas ve usûlleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usûl ve esasları düzenlenmiştir.
Türkiye’de faaliyet gösterecek sigorta şirketleri ile reasürans şirketlerinin anonim şirket veya kooperatif şeklinde kurulmuş olması şarttır. Sigorta şirketleri ve reasürans şirketleri, sigortacılık işlemleri ve bunlarla doğrudan bağlantısı bulunan işler dışında başka işle iştigal edemez.
Sigorta şirketleri ve reasürans şirketlerinin yönetim kurulları genel müdür dâhil beş kişiden, denetçiler ise iki kişiden az olamaz. Genel müdür, yönetim kurulunun doğal üyesidir.
Sigorta şirketleri ile reasürans şirketleri; tüm iş ve işlemlerinin, sigortacılık mevzuatı ve ilgili diğer mevzuata, şirketin iç yönergeleri ile yönetim stratejisi ve politikalarına uygunluğunun sürekli kontrol edilmesi, denetlenmesi ile hata, hile ve usûlsüzlüklerin tespiti ve önlenmesi amacıyla risk yönetim sistemleri de dahil olmak üzere etkin bir iç denetim sistemi kurmak zorundadır. İç denetim, dışarıdan hizmet alımı yoluyla da yapılabilir.
TİCARİ İŞLETME HUKUKU
İşletme, müteşebbis tarafından belirli bir sermaye ve/veya emeğin bağımsız olarak ekonomik gelir elde etmek amacıyla bir araya getirilmesidir.
 
Türk Ticaret Kanunu’nda Ticari işletme kavramınına yer verilmemiş yalnızca ticari işler sayılmıştır. Türk Ticaret Kanunu 3. Maddesine göre kanunda düzenlenen hususlar ve ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari iş sayılmaktadır. Buna göre;
 
“MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
 
  1. a) Bu Kanunda,
 
  1. b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
 
  1. c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
 
  1. d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
 
  1. e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
 
  1. f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
 
(2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.”
 
 
Ticari İşletmenin Unsurları
 
Ticari işletmenin dört temel unsuru bulunmakta olup bunlar gelir sağlamayı hedef tutma, devamlılık, bağımsızlık ve esnaf faaliyeti sınırlarını aşmadır.
 
Açıklayacak olursak; ticari işletmelerde gelir elde etme amacı olması şarttır. Söz konusu gelir elde etme faaliyetinin tek sefere mahsus olmayıp devamlılık arz etmesi, bağımsız bir şekilde ticari faaliyetin yürütülmesi ve esnaf faaliyetlerinin sınırını aşması gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu Esnafı “İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi” olarak tanımlamıştır.
 
Ticari işletmede insan unsuru ile malvarlığı unsuru birlikte bulunur. İnsan unsuru, her şeyden önce işletmeyi kendi adına işleten kişiyi, yani taciri ifade eder.
 
Ticari İşletmelerde Merkez ve Şube
 
Her ticari işletmenin bir merkezi olması gerekliliği Türk ticaret Kanunu’nda dolaylı olarak düzenlenmiş olup ticari işletmenin merkezi, işletmenin, idari, hukuki ve ticari faaliyetlerinin toplandığı ve yürütüldüğü yeri ifade eder. Şube kavramı ise merkeze bağımlı ancak dış ilişkilerinde bağımsız, yer ayrılığı bulunan başına sınai veya ticari faaliyetin yürütüldüğü yerler ve satış mağazaları olarak tanımlanabilir.
 
Ticari İşletmenin Devri
 
Ticari işletmelerin bir bütün halinde devredilmesi mümkündür. Bu bağlamda malvarlığına ilişkin unsurların devri işlemlerininin teker teker yapılması gerekmeyecek, ticari işletmeyi bütün halinde konu eden işlemlerin yazılı olarak yapılıp ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi yeterli olacaktır. Bildirim yapılana kadar devredenin devralanla birlikte sorumlu olacağı iki yıllık süre başlamayacaktır.
 
Ticari işletmenin devri kapsamında borçlar da yer alacak, aktif ve pasifi kapsayacaktır. Türk Borçlar Kanunu ilgili maddesi gereğince her ne kadar borcun nakli halinde alacaklının rızası gerekse de ticari işletmenin devri istisnai olup alacaklının durumunu iyileştirmesi sebebiyle rıza aranmamaktadır. Devralan devir sırasında bilmediği borçlardan da sorumlu olacaktır. Yine işletmenin unsurularının biri ya da bir kısmı üçüncü kişiye ait olsa da iyi niyetli devralan o unsurlar üzerinde de mülkiyet kazanacaktır. Kiracılık hakkı da aksi kararlaştırmamışsa devralana geçecektir.
 
Ticari işletmenin devri her ne kadar işletmenin bütünün kapsıyor olsa da tarafların sözleşmeye hüküm koyarak bazı unsurların devrini kapsam dışı tutması mümkündür.
 
Devire ilişkin sözleşmede rekabet yasağı bulunmasa dahi devreden Türk Medeni Kanunu 2. Maddesi gereğince devrettiği işletmeyle rekabet etmeme borcu altına girecektir.
 
Tacir Yardımcıları
 
Tacirin ticari işletmesi ile ilgili tüm iş ve işlemleri yapması mümkün olmadığından, tacir yardımcılarının emek ve mesailerinden yararlanılması söz konusu olmaktadır. Tacir yardımcıları bağımlı ve bağımsız olarak ikiye ayrılmaktadır.
 
Bağımlı tacir yardımcıları, tacirin emir ve talimatları ile hareket ederken, bağımsız tacir yardımcıları bağımsızdır ve kural olarak tacirden emir ve talimat almazlar.
 
Bağımsız tacir yardımcıları tacir hesabına fakat kendi adına hareket ederken, bağımlı tacir yardımcıları tacir adına ve hesabına hareket ederler.
 
Bağımlı tacir yardımcılarının ayrı bir işletmesi yok iken, bağımsız tacir yardımcılarının çoğunun ayrı bir işletmesi bulunur.
Bağımlı tacir yardımcılarının çalışma saat ve usulleri tacir tarafından belirlenir iken, bağımsız tacir yardımcıları çalışma saat ve usullerini kendileri belirler.
 
Bağımlı tacir yardımcıları sadece gerçek kişilerden oluşurken, bağımsız tacir yardımcıları hem gerçek hem de tüzel kişilerden oluşur.
 
Ticari temsilci
 
Ticari temsilci Türk Borçlar Kanunu’na göre “Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.”
 
Tacirin ticari temsilcisini tek taraflı irade beyanıyla ataması mümkün olup herhangi bir şekle tabii değildir ancak temsilcinin atanmasının ardından 15 gün içerisinde ticaret siciline tescil edilmesi gerekmektedir.
 
Türk Borçlar Kanunu’na göre Ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili sayılacak ancak açıkça yetkili kılınmadıkça, taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramayacaktır. Bunun yanında temsil yetkisi, bir şubenin işleriyle ve birden çok kişinin birlikte imza atmaları koşuluyla sınırlandırılabilecek, sınırlamalar, ticaret siciline tescil edilmedikçe, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmayacaktır. Diğer sınırlamalar ise tescil edilmiş olsalar bile, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyecektir.
 
Temsil yetkisinin verildiği ticaret siciline tescil edilmemiş olsa bile, sona erdiği tescil edilmelidir. Aksi halde bu yetki iyiniyetli üçüncü kişiler için geçerliliğini koruyacaktır.
 
Ticari Vekil
 
Ticari vekil Türk Borçlar Kanunu’na göre “bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir.”
 
Yetki işletmenin alışılmış bütün iş ve işlemlerini kapsamakla birlikte açıkça yetkili kılınmadıkça ödünç para ve benzerlerini almayı, kambiyo taahhüdünde bulunmayı, dava açmayı ve açılmış davayı takip etmeyi kapsamayacaktır.
 
Diğer Tacir Yardımcıları
 
Diğer Tacir Yardımcıları toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticari işletmelerin görevli veya hizmetlileri, o ticari işletme içinde, müşterilerin kolaylıkla görebilecekleri bir yerde ve kolayca okuyabilecekleri bir biçimde, yazıyla aksine duyuru yapılmış olmadıkça, aşağıdaki işlemler için yetkilidir:
 
  1. Ticari işletmenin alışılmış bütün satış işlemlerini yapmak.
  2. Yetkili oldukları işlemler hakkında faturaları imzalamak.
  3. Ticari işletmenin alışılmış işlemlerinden doğan borçların ifa edilmesine veya bunların
hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesine ilişkin ihtar veya diğer açıklamaları işletme sahibi adına yapmak; bu nitelikteki ihtar veya diğer açıklamaları, özellikle alışılmış işlem dolayısıyla teslim edilmiş mallara ilişkin ayıp bildirimlerini ticari işletme adına kabul etmek.
 
Toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticari işletmelerin görevli veya hizmetlileri, kendilerine yazıyla yetki verilmiş olmadıkça, işletme dışında ve kasa görevlileri atanmışsa, işletme içinde satış bedellerini isteyip alamazlar. Bu kişiler, satış bedellerini almaya yetkili bulundukları hâllerde, faturaları kapatmaya veya makbuz vermeye de yetkilidirler.
 
Rekabet Yasağı
 
Türk Borçlar Kanunu’nda Tacir yardımcılarına ilişkin rekabet yasağı düzenlenmiş olup bir işletmenin bütün işlerini yöneten veya işletme sahibinin hizmetinde bulunan ticari temsilciler, ticari vekiller veya diğer tacir yardımcıları, işletme sahibinin izni olmaksızın, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, kendilerinin ya da bir üçüncü kişinin hesabına işletmenin yaptığı türden bir iş yapamayacakları gibi, kendi hesaplarına bu tür işlemleri üçüncü kişilere de yaptıramayacaklardır.