+90 850 644 84 59
info@mermerogluhukuk.com
MİRAS HUKUKU
ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLAR
Ölüme bağlı tasarruflara ilişkin hükümler Türk Medeni Kanunumuzda düzenlenmiştir.
Miras bırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde, malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir. Miras bırakanın üzerinde tasarruf etmediği kısım yasal mirasçılarına kalır.
Miras bırakan, mirasının tamamı veya belli bir oranı için bir veya birden çok kişiyi mirasçı atayabilir.
Ölüme bağlı tasarruflar
Vasiyet
Vakıf
Miras sözleşmeleri
Artmirasçı atanması
Önmirasçı atanması
Yedek mirasçı atanması
Belirli mal bırakılması
Mirasçı atanması şekillerinde gerçekleştirilebilmektedir.
Miras bırakan ölüme bağlı tasarruflarında şart ya da yükümlülük yükleyebilir.Bu durumda tasarrufun hüküm ve sonuçlarını doğurması anından itibaren her ilgili şart ve yükümlülüklerin gerçekleştirilmesini talep edebilir.
 Hukuka ve ahlaka aykırı yükümlülük belirlenmiş ise bunlar tasarrufu geçersiz kılar.
Anlam içermeyen veya yalnız başkalarını rahatsız eden koşullar ve yükümler ise yok sayılır.
TMK. nun 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır.
 Bunlar;
 1-Ehliyetsizlik,
 2-Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması,
3-Tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması,
4-Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması halleridir.
Vakıf kurma iradesi, resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır. Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.
Evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.
Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler.
Ölüme bağlı tasarruf yoluyla çocuğun saklı payı ana ve babanın yönetimi dışında bırakılabilir.
Malikin ölümünden sonra aile yurdunun devam edebilmesi, taşınmazın mirasçılara yurt olarak geçmesine ilişkin bir ölüme bağlı tasarrufun yapılmış olmasına bağlıdır.
MİRAS SÖZLEŞMESİ
Maddî anlamda ölüme bağlı tasarrufların bir kısmı tek taraflı hukukî nitelikleri gereği yalnızca vasiyetname ile yapılabilmektedir; zira bu maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflar tek taraflı irade beya- nıyla gerçekleştirilmektedir. Diğer bir kısım ise bir sözleşme niteliğinde yapılması gerektiği için mutlaka bir miras sözleşmesiyle yapılmalıdır. Ancak çoğunluktaki maddî anlamda ölüme bağlı tasarruf hem vasiyetname hem de miras sözleşmesi içeriği olarak düzenlenebilmektedir.
 
Vasiyetname tek yanlı bir ölüme bağlı tasarruf iken, miras sözleşmesi adından da anlaşıldığı gibi bir sözleşmedir. Bunun yanında Miras sözleşmesini, bir diğer şeklî anlamda ölüme bağlı tasarruf türü olan vasiyetnameden ayıran bağlayıcılığı olup vasiyetnamenin ölümden iptali yoluna gidilmesi daha kolay ve mümkündür.
 
Miras sözleşmesi miras bırakan ile karşı taraf arasında yapılan ölüme bağlı bir işlem olup  ölüme bağlı tasarruf serbestisi hukuk kurallarıyla sınırlandırılmıştır. İlk sınırlandırma hukuka ve ahlaka aykırılık yasağıdır. Öte yandan, ölüme bağlı tasarruf serbestisi saklı pay kuralları ile de sınırlanmaktadır. Miras sözleşmeleri ile lehtar olan kişinin payı da tıpkı saklı paylı mirasçılar gibi sözleşmesel bir saklı paydır.
 
Türk Medeni Kanunu Madde 503 “Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir.” Hükmünü amirdir. Buna göre miras sözleşmesi yapabilmek için belirli şartlar öngörülmüştür.
 
Yine Türk Medeni Kanunu Madde 545-Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.” Hükmü miras sözleşmesinin şekli şartlarını göstermektedir. Şekli şartları nıtaşımayan miras sözleşmeleri geçersiz olacaktır. Bunun yanında ölüme bağlı tasarruflarda vekalet ve temsil geçersiz mümkün olmadığından, ehliyetsiz kişi yerine yasal temsilcisi de bunu yapmaya yetkili değildir. Ancak ölüme bağlı tasarrufta bulunmayan miras sözleşmesinin diğer tarafı temsilci vasıtası ile, miras sözleşmesi yapabilir.
 
Ehliyete ilişkin Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 29.6.2018 tarih ve 2016/6413E-2018/4434K sayılı kararında ‘’Davalılar ... ve müşterekleri ise, davacı ... ile murisleri ... arasında, ... Noterliğinden verilme 12.06.1973 tarih ve 3619 yevmiye numarasıyla mirastan feragat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca davacının dava konusu taşınmazlarda hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davacı ise, sözleşmenin tanzim tarihinde nüfus kaydına göre 17, gerçekte ise 16 yaşında olduğunu, babası tarafından abisinin kendisiyle ikizmiş gibi aynı gün nüfusa kaydedildiğini, söz konusu sözleşmeyi babasının baskısı sonucunda imzalamak durumunda kaldığını ve sözleşme karşılığında herhangi bir bedel almadığını beyan etmiştir. Mahkemece, davalıların dayandığı mirastan ivazlı feragat sözleşmesinin resmi şekilde yapıldığı ve sözleşmenin tanzim edildiği tarihte davacının 18 yaşından büyük olduğu kabul edilmek suretiyle davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mirastan feragat sözleşmesi (TMK'nın md. 528), miras sözleşmesinin bir çeşidi olduğundan resmi vasiyetname şeklinde yapılması zorunludur. (TMK'nın md. 545 ve Y. İç. B. K. 11.02.1959 tarih, 16/14 sayılı kararı) Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir. (TMK'nın md. 528) Davacının doğum tarihinin, dosya arasında bulunan nüfus kaydına göre 02.11.1955 olduğu ve miras sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle davacı ... olmadığından (17 yaşında olduğu) söz konusu sözleşme yok hükmündedir.’’ denilmiştir. Miras sözleşmesi her ne kadar resmi vasiyetname şeklinde yapılmış olsa da ehliyet şartı sağlanmadığından geçersiz sayılmıştır.
 
Türk Medeni Kanunu Madde 514Mirasbırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde, malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir.” Hükmüne göre mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü sınırları içerisinde vasiyetname ya da miras sözleşmesi ile tasarrufta bulunması mümkündür. Maddenin ikinci fıkrasına göre tasarruf etmediği kısım yasal mirasçılara kalacaktır.
 
Miras sözleşmeleri olumlu veya olumsuz olabilimektedir. Olumlu miras sözleşmeleri Türk Medeni Kanunu Madde 527 Mirasbırakan, miras sözleşmesiyle mirasını veya belirli malını sözleşme yaptığı kimseye ya da üçüncü bir kişiye bırakma yükümlülüğü altına girebilir.” Denilerek düzenlenmiştir.
 
Olumsuz miras sözleşmeleri (feragat) ile ilgili ise Türk Medeni Kanunu Madde 528 Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.” Hükmünü amirdir. Buna göre mirasçının feragat halinde mirasçılık sıfatını kaybetmesi ve aksi öngörülmedikçe altsoyu için de sonuç doğurması söz konusu olmaktadır.
 
Miras sözleşmesinin yapılma tarihi ile ölüm tarihi arasında geçen zamanda meydana gelen değişiklikler sebebiyle yapılan miras sözleşmesi artık mirasbırakanın iradesine uygun olmayabilmekte ve bu durum fesih ihtiyacını ortaya çıkartmaktadır. Ancak miras hukukunun amacı mirasbırakanın iradesine uygun tasarruflarda bulunulmasını sağlamaktır. Kanunkoyucu tarafından çok sınırlı hallerde miras sözleşmesinin ortadan kaldırılması imkanı tanınmaktadır. Bu bağlamda; miras sözleşmeleri karşılıklı anlaşma halinde feshedilebilir.
 
Feshi düzenleyen Türk Medeni Kanunu Madde 546 “Miras sözleşmesi, tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir. Miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişinin, mirasbırakana karşı miras sözleşmesinin yapılmasından sonra mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan davranışta bulunduğu ortaya çıkarsa; mirasbırakan, miras sözleşmesini tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir. Tek taraflı ortadan kaldırma, vasiyetnameler için kanunda öngörülen şekillerden biriyle yapılır.” Hükmünü amirdir.  Karşılıklı anlaşma dışında mirasçı atanan kişinin mirasçılıktan çıkarma sebebi olan davranışlarda bulunması halinde de miras bırakan sözleşmeyi tek taraflı ortadan kaldırabilmektedir.