+90 850 644 84 59
info@mermerogluhukuk.com
İCRA İFLAS HUKUKU
KONKORDATO
Elinde olmayan sebeplerle mali durumu bozulmuş ve borçlarını ödeyerek ticari faaliyetlerine devam etmek isteyen dürüst tacir borçluların korunması ve alacaklılar arasında eşitliğin sağlanması amacıyla konkordato kurumu geliştirilmiştir.
Konkordato kendi içerisinde birden fazla farklı süreci barındırır.
Türleri ;
  • Yapılış Tarzına Göre:
  • Tenzilat Konkordatosu
  • Vade Konkordatosu
  • Karma Konkordato
  • Yapılış Zamanına Göre:
  • İflas Dışı Adi Konkordato
  • İflas İçi Konkordato
  • Yapılış Amacına Göre:
  • Borçların Tasfiyesi Amacıyla Konkordato
  • Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato
 
15 Mart 2018 tarih 7101 sayılı İcra İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile iflasın ertelenmesi müessesesi Türk Hukuk sistemimizden kaldırılmış ve konkordatoya ilişkin hükümlerin büyük kısmı değiştirilmiştir.
 
Bir sermaye şirketinin ya da kooperatifin iyileştirilmesindeki temel amacın borçlunun mali durumunun planlanan şekilde düzeltilmesi olduğu unutulmamalıdır.
 
Konkordato sürecinin başarılı ve etkin sonuç vermesi için sürecin doğru ve işlevsel olarak yürütülmesi şarttır.
 
Konkordatodan faydalanmak için iflasa tabi tacir olmak şart değildir. İflasa tabi olmayan borçluların da konkordatodan faydalanması mümkündür.
 
Sıklıkla döviz ile mal alıp satan ya da ticaret yapan firmalar hakkında ve döviz kurlarındaki ani ve beklenmeyen yükseliş sebebiyle konkordatoya başvurduklarını görürüz.
 
Konkordato talebi Asliye Ticaret Mahkemelerinde yapılır.
Sürecin başlatılabilmesi için borçlunun ya da iflasa tabi borçlunun iflasını talep edebilecek alacaklıların görevli alan Asliye Ticaret Mahkemesinde geçici mühlet talebini içerir dilekçe ile başvuru yapmaları şarttır.
Yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında ise ikili ayrıma gidilir.Eğer borçlu iflasa tabi ise yetkili mahkeme iflas davasında olduğu gibi borçlunun muamele mahkemesidir.Merkezi yurtdışında bulunan ticari işletmeler içinse Türkiye’deki şubelerinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.Birden fazla şubesi olan ve merkezi yutdışında bulunan iflasa tabi borçlu yönünden ise merkez şubesinin bulunduğu yer mahkemesinde konkordato süreci yürütülür.
Borçlu iflasa tabi olmayan kişi ise, bu durumda, borçlunun yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili mahkeme olacaktır.
Genellikle Mernis adresi yerleşim yerinin belirlenmesinde kullanılır.
 
“Geçici Mühlet Talebi” niteliği itibariyle çekişmesiz yargı işi olan konkordato talebinin ve konkordato tasdiki işlemlerinin ilk aşamasıdır.
Konkordato talebi bir davadır ancak çekişmesiz yargı işidir.
Dolayısıyla dava dilekçesinde HMK madde 119/1’de sayılan tüm unsurlar eksiksiz olarak yer almak zorundadır.
İİK madde 286’da ise konkordato talebinde geçici mühlet talepli dilekçeye eklenecek belgeler sınırlı sayıda olmak üzere sıralanmıştır.
Belgelerde eksiklik bulunması durumunda talep edene süre verilerek eksikleri tamamlaması istenir.
Geçici mühlet talebine konkordato ön projesi, borçlunun malvarlığını gösteren belgeler (tapu kayıtları,trafik tescil kayıtları, envanterde yer alan makineler ve makinelere ilişkin faturalar, bankalarda bulunan likidite, son bilanço, nakit akım tablosu, gelir tablosu, ara bilançolar,ticari defterlerin açılış ve kapanış onayları, e-defter berat belgeleri ve alacakları gösteren diğer belgeler), karşılaştırmalı tablo , alacaklıları,alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumlarını gösteren liste, bağımsız denetim kurumları tarafından hazırlanacak raporu eklenmelidir.
Önemli olan mahkemenin incelemesinde belgelerin ayrıca araştırılmasına lüzum duymayacak derecede ispat ve ikna edici olmasıdır.
Konkordato başvurusunda harç ve masraflar nasıl hesaplanır?
 
Konkordato talebinde ;
  • Maktu başvuru harcı,
  • Nispi harç – konkordato alacaklılarına verilmesi kararlaştırılan para üzerinden binde 11,38
  • Gider avansı alınır.
Herhangi bir alacaklı borçlu hakkında konkordato talep edebilir mi?

Sadece iflasa tabi borçlular yönünden alacaklılardan biri konkordato talebinde bulunabilir.

Alacaklının Asliye Ticaret Mahkemesine başvurusundan sonra mahkeme borçluya İİK madde 286’da sayılan belgeleri sunması için süre verir.
Borçlu alacaklının kendi hakkında yaptığı konkordato talebini haklı bulabilir ya da bulmayabilir. Bu durumda mahkemece istenilen belgeleri süresinde mahkemeye sunmayarak alacaklının kendisi hakkında ikame ettiği konkordato talebinin reddedilmesini sağlayabilir.

Alacaklı tarafından konkordatoya başvurulduğunda masraflar kim tarafından karşılanır?
Bu durumda tüm masraflar konkordatoya başvuran alacaklı tarafından karşılanacaktır.
İFLAS YOLU
İflas, borçlunun bütün alacaklılarını borçlunun bütün malvarlığından tatmin etme amacı ile düzenlenmiştir.
İflasta borçlunun iflas açıldığı tarihte sahip olduğu haczi kabil tüm mal ve hakları iflas masasını oluşturur.
İflas masasının kapanmasına kadar borçlunun edindiği tüm gelirler de yine iflas masasına dahil olur ve müflisin borçlarının ödenmesi için kullanılır.
Kural olarak sadece tacirler iflasa tabidir ve borçluya karşı yapılan iflas takibinin ve iflas davasının sonucundan tüm alacaklılar yararlanır.Yani, herhangi bir alacaklı borçluya karşı iflas takibi yapar ve mahkemeden iflas kararı alırsa bundan diğer tüm alacaklılar da yararlanır.Diğer alacaklılar iflas masasına başvururlar.
İflas hukukunun diğer önemli özelliği tüm alacaklıların iflas masasına karşı eşit olmasıdır.Yani iflas davası açan alacaklı sırf bu sebeple diğer alacaklılardan önceliğe sahip olmadığı gibi üstün de değildir.
Dikkat edilmesi gereken ise İİK madde 206’da yer alan ilk üç sıradaki imtiyazlı alacaklılardır.
İflas davası hangi mahkemede açılır?
İflas davası Asliye Ticaret Mahkemesinde açılır.
Borçlu kendi iflasını Asliye Ticaret Mahkemesinden talep edebilir mi?
İflasa tabi bir borçlu alacaklının talebini beklemek zorunda olmayıp, kendi iflası için Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabilir.
Tacir olmadıkları halde iflasa tabi olanlar kimlerdir?
Bir ticari işletme açmış gibi ister kendi adına ister bir adi şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olduğundan böyle bir kişinin iyiniyetli üçüncü kişiler tarafından iflası istenebilir.
TTK MADDE 12/3  Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.
TTK MADDE 14- (1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır.
TTK MADDE 17- (1) Tacire ilişkin hükümler donatma iştirakine de aynen uygulanır.
İİK MADDE 44/2 Ticareti terk eden bir eski tacir, ticari terk ettiğinin ilanından itibaren bir yıl içinde iflasa tabi olmaya devam eder.
 Kollektif şirket ortakları da şirket borçları sebebiyle iflasa tabidir.
Komandite ortaklar da şirket borçları sebebiyle iflasa tabidir.
Borçlu iflasa tabi olmasa da konkordato mühleti kaldırılırsa veya konkordato tasdik olmazsa veya konkordato tamamen feshedilirse alacaklılardan birinin süresinde talepte bulunması halinde derhal iflasına karar verilir.
Bankacılık Kanununda da iflasa tabi kişiler ayrıca düzenlenmiştir.
İflasa tabi olan bir kişi aleyhine iflas yoluyla takip yapıldıktan sonra ölürse alacaklı istediği takdirde terekeye karşı iflas yoluyla takibi devam ettirebilir.
Kişinin iflasa tabi olup olmadığı mahkemece re’sen araştırılması gereken husustur.
Haciz yolu ile borçluya karşı alacak takibi açmış olan alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere takip türünü iflas yoluna çevirebilir.
İflas talebinin konusu her türlü para alacağı olabilir.Kamu alacaklarından dolayı da borçlunun iflası istenebilir.
İflas yoluyla takipte yetkili merci, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki icra dairesidir.
İCRA TAKİPLERİ
İcra takibi borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle başvurulan ve icra yönü ile öne çıkan hukuki bir yoldur. İlamlı ve ilamsız takip olarak ikiye ayrılmakta olan icra takiplerinde amaç borçlunun borcunu ödeme yönündeki icra faaliyeti yapmasını devlet eliyle sağlamaktır.
İcra takipleri borçların Devlet gücü kullanılarak zorla ifa edilmesi için düzenlenen hukuki süreci ifade eder. Hukuk sistemimize göre cebri icra işlemlerinde bulunma yetkisi sadece Devlete ait bir yetkidir.Cebri icra organları bu işlemleri yapabilmek için zor kullanma yetkisine sahiptir.
İcra İflas Kanunumuzda icra takiplerinin ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir.
İcra takibinin başlatılabilmesi için alacaklı tarafın icra müdürlüğüne bildireceği takip talebine ihtiyaç vardır.
Kural olarak cebri icra borçlunun malvarlığına konulur.Ancak bazı istisnai hallerde borçlunun mallarını ve mallarının yerini tespit edebilmek için hapis yoluna başvurulabileceği kabul edilmiştir. İİK’da cebri icrayı etkili kılmak için icra iflas suçları kabul edilmiş ve ayrı bir bölümde düzenlenmiştir.
Yine borçluya ait malvarlığında yer alan herşeyin haczedilemeyeceğini belirtmek gerekir.Alacaklının alacağına kavuşması için borçlunun malvarlığına el konulması mutlak değildir. Bazı insani ve kamu düzeni düşünceleri ile borçlunun bazı mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir.
İcra Hukukunun bölümlerini İlamlı İcra ve İlamsız İcra olarak temelde ikiye ayırmak mümkündür.
İLAMLI İCRA NEDİR?
İİK madde 24-41 arasında düzenlenmiştir.Bu maddeler dışındaki hususlarda ilamsız icraya ilişkin hükümler uygulanacağı belirtilmiştir.
Alacaklının elinde borçluya karşı almış olduğu mahkeme ilamı bulunur.
Alacaklı bu ilam ile icra müdürlüğüne başvurduğunda ilamlı icra takip yolu seçtiğini de bildirir.
Burada dikkat edilmesi gereken para alacakları dışındaki alacaklar yönünden mahkemeden dava açılıp ilam alınması gerektiğidir.Kanun koyucu kiralanan taşınmazın ilamsız icra yoluyla tahliyesi yolu dışında bu kuralı benimsemiştir.
İLAM VE İLAM SAYILAN BELGELER NELERDİR?
Mahkeme kararının taraflara verilen mühürlü örneklerine ilam denir.
HMK MADDE 301/2 Taraflardan her birine verilen hüküm nüshası ilamdır.
Ceza mahkemelerinin tazminata ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası,tam yargı davası sonucunda verilmiş olan idari yargı ilamları, Sayıştay ilamları, hakem kararları  ve usulüne uygun tenfiz kararı verilmiş olan yabancı mahkeme ilamları ve yabancı hakem kararları ilam kavramına dahildir.
Tespit hükmü içeren ilamlar icraya konulamaz. Ancak tespit hükümlerinde yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölüm ilamlı icraya konu edilebilir.
Kanun koyucu bazı belgelerin de ilam hükmünde sayılacağını kabul etmiştir.
Bunlar:
İİK MADDE 38
Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.
Özel Kanunlarda da ilam niteliğinde belgeler düzenlenmiştir. Örneğin , Tarım Kredi Kooperatiflerindeki işlemlerde kullanılan ve köy veya mahalle ihtiyar heyeti tarafından onaylanan sözleşmeler, taahhütnameler,alacak senetleri, kağıtları sayılabilir.
Avukatlık Kanunu
Uzlaşma sağlama
Madde 35/A – (Ek : 2/5/2001 - 4667/23 md.) Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilâm niteliğindedir.
 
İlamlı İcra Takibi
 Taşınır Teslimi
 İcra İflas Kanunu 24. madde vd. maddelerde düzenlenen ilamların icrası hükümleri ilk olarak taşınır teslimi ile başlamaktadır.
 
Taşınır teslimine dair bir ilamın icrasında; icra memuru icra emirini borçluya tebliğ eder ve teslim için 7 günlük süre verir. İcra emrinde alacaklı ve borçlunun ve varsa mümesillerinin adları ve soyadları ile şöhret ve yerleşim yerleri hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret olduğu, ilamın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yoluyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.
 
7 günlük süre içinde teslim gerçekleşmez ve hükmolunan taşınır ya da misli yedinde bulunur ise borçlunun elinden alınarak alacaklıya verilir. Şayet borçluda taşınır veya misli bulunuyor ise almada yazılı değeri alınacak, vermediği takdirde başkaca bir işleme gerek kalmadan haciz yoluyla alınacaktır.
 
Taşınır malın ilamda değeri bulunmadığı ya da ihtilaflı olduğu hallerde değeri İcra İflas Kanunu’nda belirtilen usullerle belirlenir.
 
Çocuk Teslimi
 
Çocuk teslimine dair ilamın icrasından icra memuru icra emirini borçluya tebliğ eder ve teslim için 7 günlük süre verir. Yine borçlunun icra emrinin gereklerini yerine getirmemesi halinde hüküm zorla icra edilecektir.
 
Bu ilâmların icrası, icra müdürü ile birlikte Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle yerine getirilir.
 
Çocukla Şahsi Münasebet Tesisine Dair İlamın İcrası
 
Şahsi münasebet tesisine dair ilamın icrasında küçüğün alacaklı ile ilamla tesis edilmiş şahsi münasebette bulunmasına mani olunmamasını; aksi halde ilam hükmünun zorla yerine getirileceğini borçluya 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri ile tebliğ eder.
 
Bu ilâmların icrası, icra müdürü ile birlikte Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı, pedagog, psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın, bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle yerine getirilir.
 
Taşınmaz Tahliye ve Teslimi
 
Taşınmaz tahliye ve teslimine dair icra işlemlerinde, taşınmazın borçlunun ya da üçüncü şahsın elinde olması halinde farklı uygulamalar bulunmaktadır.
 
Taşınmazın borçlunun elinde olması halinde tahliye ve teslime dair icra emri borçluya tebliğ edilir ve 7 günlük süre verilir. Borçlunun tahliye ya da teslimi yerine getirmemesi halinde ilam zorla icra olunacaktır. Taşınmaz üçüncü şahsın elindeyse alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik olduğu hakları haiz olur. İyi niyet hükümleri saklıdır.
 
Bir işin yapılmasına dair olan ilamlar
 
Bir işin yapılmasına dair ilamların icrasında borçluya icra emri tebliğ edilir. İcra emrinde; belirtilen süre içinde ya da süre tayin edilmemişse belirlenen başlama ve bitirme zamanları içinde işin yapılması emri bulunur.
 
Borçlunun ödeme emrinde yazan işi yerine getirmemesi halinde işin yapılması için gerek bedel belirlenir ve borçludan tahsil olunarak iş yaptırılır.
 
İrtifak Hakkına Müteadir İlamlar
 
İrtifak Hakkına Müteadir İlamların icrasında icra memuru icra emirini borçluya tebliğ eder ve teslim için 7 günlük süre verir. Borçlunun muhalefeti halinde hüküm zorla icra olunacaktır.
 
Gemilere ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin ilamların icrası
 
Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin kararlar, kesinleşmedikçe icra edilemez.
 
Sicile kayıtlı Türk gemilerine ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin davalarda davacının lehine hüküm verilmesi halinde, mahkeme davacının istemine gerek kalmaksızın, hükmün tefhimi ile birlikte özetini gemi sicili müdürlüğüne bildirecek ve hüküm, gemi siciline şerh edilecektir.
 
Davada verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse ise mahkeme, yine hükmün özetini gemi sicili müdürlüğüne derhal bildirecektir.
 
Bunun yanında sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün yabancı bayraklı gemiler bakımından mahkeme bildirimleri, geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna yapacaktır.
 
Bildirimlerin ardından icra emri ile borçluya 7 gün içerisinde geminin teslimi istemi tebliğ edilir.
 
İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa temsilcilerinin adları ve soyadları ile yerleşim yerleri, hükmü veren mahkemenin ismi ile tahliye ve teslimine hükmolunan geminin kimliği, ilâmın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf ya da temyiz yahut iadei muhakeme yoluyla görülmekte olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebrî icraya devam olunacağı yazılır.
 
Borçlunun gemiye zilyet olduğu halde teslimi gerçekleştirmemesi halinde ilam hükmü zorla uygulanacak, borçlu zilyet değilse alacaklı İcra İflas Kanunu 31/a maddesindeki seçimlik haklarından birini kullanabilcektir.
 
Alacaklı geminin ilamında yazılı değerin alınmasını isteyebilecek, ilamda yazılı değilse değer bilirkişi marifetiyle tespit ettirilecek ya da alacaklı zilyete karşı borçlunun sahip olduğu hakları kullanabilecektir. Zilyet dava tarihi sonrası ve hüküm tarihi öncesi bir tarihte gemi siciline tescil edilmiş bir sözleşmeye dayanıyorsa değerinin istenmesi yoluna gidilecektir.
 
Sicile kayıtlı Türk gemileri üzerinde ipotek veya intifa hakkının kurulmasına veya kaldırılmasına ilişkin ilâm, icra dairesine verilince, icra müdürü, üçüncü fıkrada yazılı şekilde yedi günlük bir icra emri gönderecek, borçlu emri yerine getirmezse, ilâmın hükmü zorla icra olunacaktır. Gemiye ilişkin bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ve önceki fıkra hükümlerine girmeyen ilâmların icrası hakkında İcra İflas Kanunu 30. madde uygulanacaktır.
 
Para ve Teminat Verilmesi Hakkında İlamların İcrası
 
Para borcuna ya da teminat verilmesine dair olan ilamların icrasında icra emrinin tebliğ edilir. İcra emri ile borçluya 7 gün içinde ödemesi, teminat vermesi ya da icranın geri bırakılması kararını getirmesi aksi halde cebri icra yapılacağı ihtar edilir.
 
İcra emrinin tebliği üzerine borçlu 7 gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imha iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.


İCRA İFLAS KANUNU’NDA TALİK NEDENLERİ
İcra İflas Kanunu 51. Ve 56. Maddeleri arasında düzenlenen Tatiller ve Talikler başlıklı hükümleri ile kanunkoyucu belirli hallerde borçlunun durumunu daha da güçleştiren icra takip işlemlerinin yapılmasına müsade etmemektedir.
  1. “Madde 52 – Karısı yahut kocası ve kan ve sıhriyet itibariyle usul veya füruundan birisi ölen bir borçlu aleyhindeki takip, ölüm günü ile beraber üç gün için talik olunur.“ Madde metninden anlaşıldığı üzere borçlunun yakınlarının ölmesi halinde takip talik edilecek ve üç günlük süre içerisinde icra işlemleri yapılamayacaktır.
  2. “Madde 53 – Terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün içinde takip geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul veya reddetmemişse bu hususta Kanunu Medenide muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri kalır. İcra takibi sırasında borçlu öldüğünde tereke henüz taksim edilmemiş veya resmi tasfiyeye tabi tutulmamış yahut mirasçılar arasında aile şirketi tesis olunmamışsa borçlu hayatta olsaydı hangi usul tatbik olunacak idi ise terekeye karşı ona göre takip devam eder. Bu takibin mirasçıya karşı devam edebilmesi ancak rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yollarıyle kabildir. “ Yine 52. Maddede olduğu gibi 3 gün takip geri bırakılacak akabinde mirasçıların 3 aylık mirası reddetme süresi beklenecektir. Mirasçı, mirası reddetmeyeceğine dair hareketlerde bulunuyorsa, mirasın kabul edildiği anlamına gelir. Ancak mirasçıların terekedeki malların korunması sebebiyle açılan davalar kabul anlamına gelmemektedir. Takibin devamı mirasçılara ve terekeye takip şeklinde mümkündür. Terekeye karşı takipte resmi tasfiyenin yapılmamış olması, mirasçıların terekeyi taksim etmemiş olması ve aile şirketi kurulmamış olması gerekmekte olup terekenin iflas yoluyla takibi de mümkündür. Takip mirası kabul eden mirasçıların şahsi malvarlığına karşı da devam ettirilebilir ancak mirasçılar aleyhine iflas yoluyla takip mümkün değildir.
  3. “Madde 54 – (Değişik: 18/2/1965-538/25 md.) Mümessili olmıyan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet makamına ait olmadıkça, icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyen tutuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur. Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir. “ Temsilcisi bulunmayan hükümlü veya tutukluya karşı yapılan takipte, icra dairesi şahsa temsilci atanması için uygun bir süre verecek, süre içerisinde temsilci tayinini gerçekleştirmeyen, bildirim yapmayan şahıs hakkında takibin devamına karar verilecektir. Mal kaçırılmasını önlemek açısından bu süre içinde de takibin devamı mümkündür. Hükümlü hakkında bir yıldan uzun süreli hürriyeti bağlayıcı ceza alındıysa icra dairesi temsilci atanması için sulh hukuk mahkemesine bildirimde bulunacaktır. Mal kaçırma halinde takibin devamı burada da mümkündür. 
  1. “Madde 54/a – (Ek – 18/2/1965-538/26 md.) Askerlik hizmetinin devamı müddetince erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (Uzman veya uzatmalı çavuş ve onbaşılar hariç) aleyhine takipte, icra memuru, bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu müddet içinde temsilci tayin edip icra dairesine bildirmiyenler hakkında takibe devam olunur. Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde bu mühlet içinde de haciz yapılabilir." Borçlunun askerlik görevini yerine getiriyor olmasın halinde tebligat yapılabilecek, icra dairesi tarafından temsilci atanması için borçluya süre verilecektir. Takip de bu süre sonuna bırakılacak ancak mal kaçırılması ihtimali olan haller için haciz yapılabilecektir.
  2. “Madde 55 – (Değişik: 18/2/1965-538/27 md.) Takip borçlunun mümessil tayin edemiyecek derecede ağır hastalığı halinde muayyen bir zaman için icra memurluğunca talik olunabilir. Ağır hastalığın resmi belge ile tahakkuku lazımdır. Mal kaçırılması ihtimali olan hallerde hastalığın devamı sırasında da haciz yapılabilir. “ Borçlu ağır hastalık içinde ise ve borçlu kendisine temsilci tayin edemeyecek durumda ise borçluya süre verilerek borçlunun iyileşmesi beklenecektir. Maddede kastedilen hastalık yoğun bakım gerektirecek bir hastalık içinde olmaktır. Borçlu verilen süre içerisinde iyileşmez ise son bir kez daha süre verilecek ve akabinde yokluğunda takibe devam edilecektir. Bu halde de mal kaçırılması ihtimali olduğunda haciz işlemleri devam edebilecektir.
Yukarıda İcra İflas Kanunu’ndaki talik halleri anlatılmış ve açıklanmıştır. Bu haller dışında Türk Medeni Kanunu ile belirlenmiş özel talik halleri bulunmaktadır. Bu haller: iflasın ertelenmesi, konkordato mühleti, mirasçılara resmi defter tutulması için verilen bir aylık süredir.